Doğu Avrupa’da Yolculuk-Gabriel Garcia Marquez

Doğu Avrupa’ya Kolombiyalı Yazar Gabriel Garcia Marquez Birlikte Yolculuk Etmek İster Misiniz?

Cevabınız evet ise o zaman 1982 yılında Nobel Edebiyat Ödülünü kazanan Kolombiyalı yazar Gabriel Garcia Marquez’in Doğu Avrupa’da Yolculuk kitabını kesinlikle okumanızı öneririm.

Gabriel Garcia Marquez’in Doğu Avrupa’da Yolculuk kitabı ülkemizde Can Yayınları etiketi ile çıktı. Can Yayınları’ndan çıkan Gabriel Garcia Marquez’in Doğu Avrupa’da Yolculuk kitabı 2016 yılını Ağustos ayında çıktı. Can Yayınları’ndan çıkan Gabriel Garcia Marquez’in Doğu Avrupa’da Yolculuk kitabının Türkçe çevirisini İnci Kut yapmıştır. İnci Kut’un Türkçe çevirisini yaptığı Gabriel Garcia Marquez’in Doğu Avrupa’da Yolculuk kitabının sayfa sayısı 144’dür.

Doğu Avrupa’da Yolculuk Gabriel Garcia Marquez’in 1950’lerde gazeteci olarak Doğu Avrupa’daki sosyalist ülkelere yaptığı seyahatin bir güncesi. Doğu Almanya’dan başlayıp Çekoslovakya, Polonya, Macaristan ve Sovyetler Birliği’ne uzanan bu serüven boyunca okurlar Marquez’in hem yol arkadaşları ve tanıştığı kişilere dair gözlemlerini hem de dönemin toplumsal ve siyasi gelişmeleriyle ilgili yorumlarını bulacaklar, elbette hepsi yazarın kendine has renkli anlatımıyla.

Gabriel Garcia Marquez’in Doğu Avrupa’da Yolculuk kitabından alıntılar:

Sınıfların ortadan kalkması hayret verici bir şey. Herkes eşit, herkes aynı düzeyde, herkes kötü dikilmiş eski püskü giysiler içinde, ayaklarında kalitesiz ayakkabılar var. Hiç acele etmiyorlar, telaş yok, sanki yaşamak için her şeyi ağırdan alıp tüm vakitlerini kullanıyorlar. Burada da köylerdeki aynı saf, iyi kalpli ve sağlıklı kalabalık kitleler var ama devasa boyutlarda.

Demir Perde Kırmızı Beyaza Boyalı Bir Sırık

Demir Perde ne bir perde ne de demirden yapılmış. Berber dükkânlarının alameti gibi kırmızı beyaza boyalı sırıktan bir bariyer. Onun ardında üç ay geçirdikten sonra Demir Perde’nin gerçekten demirden yapılmış bir perde olmasını beklemenin bir sağduyu yoksunluğu olduğunu fark ediyorum. Ama on iki yıl inatla sürdürülen bir propaganda, tüm düşün sistemininkinden çok daha güçlü bir ikna yeteneğine sahip. Günde yirmi dört saat sürdürülen gazete edebiyatı, insanın sağduyusunu, sonunda metaforları kelime anlamıyla kabul etme raddesine getirene kadar yok ediyor.

Biz bu serüvende üç kişiydik. Hindiçin kökenli bir Fransız olan ve Paris’teki bir dergide grafikerlik yapan Jacqueline. Milano dergileri için yeri geldikçe muhabirlik yaparak nerede akşam orada sabah yaşayan, macera peşindeki İtalyan arkadaşım Franco. Üçüncüsü de, pasaportumda yazılı olduğu gibi bendim. dogu-avrupada-yolculuk-gabriel-garcia-marquezHer şey 18 Haziran sabahı saat onda Frankfurt’taki bir kafede başladı. Franco yaz için bir Fransız arabası satın almıştı ama onunla ne yapacağını bilmiyordu, böylece ”Demir Perde’nin ardında ne olduğunu görmeye gitmemizi” önerdi bize. Hava -bir ilkbahar sabahının geç saatlerindeydik- yolculuk yapmak için harikaydı.

Frankurt polisi, arabayı Doğu Almanya’ya geçirmek için gerekli olan formalitelerden tümüyle habersizdi. İki ülke arasında ne diplomatik ilişki vardı ne de ticari. Her gece Berlin’den kalkan bir trenin geçtiği demiryolu üzerinde, nizami bir pasaporttan başka bir şey aranmıyordu. Ama bu geçit, Frankfurt’ta başlayıp her yanı Doğu’yla çevrili minicik bir Batı adası olan Batı Berlin’de sona eren bir gece tüneliydi.

2/5 (5)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Sevebilirsin...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺