Din Nedir?-Lev Tolstoy

Rus Edebiyatının En Önemli Yazarlarından Lev Nikolayeviç Tolstoy’un Din Hakkında Yazdığı Eseri; Din Nedir?

Dünya edebiyatından önemli bir yere sahip Rus edebiyatçıların önde gelen isimlerinden Lev Tolstoy’un din ile ilgili yazdığı eseri Din Nedir? Birçok farklı yayınevi tarafından Türkçe olarak yayımlanmıştır.

Kaknüs Yayınları tarafından yayımlanan ve Türkçe çevirisini Murat Çiftkaya’nın yaptığı Lev Tolstoy’un Din Nedir? kitabı 216 sayfadan oluşmaktadır.

Metropol Yayınları’ndan 2005 yılında çıkan Yeşim Ilgın tarafından Türkçeye çevrilen Lev Tolstoy’un Din Nedir? kitabı 103 sayfadan oluşmaktadır.

Oda Yayınları tarafından 2009 yılında yayımlanan Tuncay Türk tarafından Türkçe çevirisi yapılan Lev Nikolayeviç Tolstoy’un Din Nedir? kitabı 80 sayfadan oluşmaktadır.

Akvaryum Yayınevi etiketi ile çıkan Türkçe çevirisini Sevil İnan Sönmez’in yaptığı Lev N. Tolstoy’un Din Nedir? kitabı 192 sayfadan oluşmaktadır.

Günümüz okumuşlarının anlayışına göre din lüzumlu değil: ya onun yerini bilim alacak ya da çoktan aldı bile. Oysa tıpkı geçmişte olduğu gibi bugün de tek bir insan toplumu veya tek bir aklı başında kişi dahi dinsiz yaşamamıştır ve yaşayamaz da. Aklıbaşında kişi diyorum, çünkü aklıbaşında olmayan kişi tıpkı bir hayvan gibi dinsiz yaşayabilir. Aklıbaşında bir varlık dinsiz yaşayamaz; çünkü öncelikle ve sonrasında neyi yapması gerektiği konusunda ona hakikaten yol gösteren sadece ve sadece dindir. Din ona yaratılışı gereği verildiğinden aklıbaşında hiçbir insan dinsiz yaşayamaz.

Hem ilim hem de felsefe, insanın evrenle ilişkisini kuramaz. Bu ilişki, hangi felsefe veya bilim olursa olsun başlamadan zaten kurulmuş olmalıdır. Aynı zamanda, felsefenin de dahil olduğu, bilimin olayları rasyonel bir mantıkla ve olay inceleyicisinin konumundan yaşadığı duygulardan bağımsız olarak incelenmiş başka bir nedendir. Ancak insan, evrenle, olan ilişkisini aklıyla olduğu gibi, aynı zamanda duyguları ve algıları ile de belirler.

Rus edebiyatının devlerinden olan Tolstoy (1828-1910); Din Nedir? adlı eserinde, resmi Hıristiyanlık ve Kilise’yi sorgulayıp, insanın var oluş gayesi, Tanrı ve Dünya ile nasıl bir bağ kurması gerektiği sorusuna eğiliyor.

‘’Dinin temelleri, yüksek insani olgunluğa varmış kimselerce, insanın, üzerinde gücünü hissettiği Sonsuz Varlık ya da varlıklarla kurduğu ilişki olarak açıklanmıştır. Değinilen ilişki kişilere, zamana göre ne tür değişiklikler gösterirse göstersin, insanın dünyaya yolunu çizmeye çalışmış, bu yolda nasıl davranılacağı hakkında kurallar koyma çabasına girmiştir.’’

Tüm insan toplumlarının hayatında din, zamanla gerçek anlamından sapmış; kendinde bu anlamda eser kalmayıncaya kadar bu sapmasına devam etmiş; sonunda katılaşarak, halihazırdaki yerleşik biçimlerini almış ve bu noktada, insanların yaşamları üzerindeki etkisi olağanüstü azalmıştır.

Var olan dinsel öğretiye artık inancı kalmayan okumuş azınlık, bu dönemlerde sadece inanıyormuş gibi yapar; çünkü kitleleri yerleşik yaşam düzenine bağlamak için, bunu gerekli görürler. Kitleler, tembellik yüzünden yerleşik din biçimlerine sarılsa bile, onların yaşamlarına artık dinsel düzenlemeler değil, gelenek, görenek ve devletin yasal düzenlemeleri yön verir.

Lev Tolstoy’un Din Nedir? Kitabından alıntılar:

”Dinin devri geçti; bilimden başka şeye inanmak cehalettir. Bilim ihtiyaç duyduğumuz herşeyi tanzim edecek. Hayatımızda bize mürşidlik etmesi için sadece bilime ihtiyacımız var.” Bilim adamlarının da, bilimin çok uzağında kalmalarına rağmen onlara itimat eden ve onların ”dinin gereğinden fazla yaşamış bir hurafe olduğu” ve ”hayatta sadece ve sadece bilimin mürşidliğine ihtiyaç duyduğumuz” şeklindeki kanaatlerini paylaşan guruhun üyelerinin de söylediği şey bu ”mevcut olan herşeyi tetkik etme amacını taşıdığından bilim insan hayatını irşad eder ve bu yüzden de hiçbir şeye ihtiyacımız yok.

Din, temel anlamından sapmış; anlamını yitirinceye kadar bu sapma devam etmiş ve sonunda günümüzdeki biçimini almıştır. Söz konusu zamanda, insanların yaşamları üzerindeki etkisi oldukça azalmıştır.

Kendisini değil de başkalarını kontrol etmeyi isteyen bir kişi görürseniz bilin ki o özgür değildir; o insanlara hükmetme tutkusunun kölesi olmuştur.

Akla aykırı bir hayatın getirdiği ızdıraplar, akla uygun hayatın şart olduğu şuuruna götürür.

Ve siz! Hakikati bileceksiniz ve hakikat sizi azat edecektir.

Aklı başında insan, yaşamın daha önemli soruları karşısında, kendisi ne kişisel içgüdülerinin ne de hareketlerinin anlık sonuçlarla yol gösteremeyeceğini bilmese de hisseder.Din Nedir Lev Tolstoy

Bana kalırsa zamanımızın tuhaflığı, dünyamızdaki kitap hastalarının, yani tahsilli kişilerin sahtekârlığında ve hıyanetinde.

Çağımız entelektüellerinin vardığı karara göre din artık gerekli değildir ve onun yerini bilim alacaktır, hatta almıştır.

Rasyonel insan, hayatın önemli sorularının hiçbirisini anlık sonuçlara bakarak çözemez. Bir hayvanın davranışlarına yön veren şeyler onu tatmin edemez.

Din, kişinin kendisini parçası hissettiği, edimleri için rehber yasalar çıkardığı o bütünle ilişkidir.

İnsanları hayvanlardan ayıran yüksek dinsel bilinçten yoksun kimseler, dini günümüze dek sürekli böyle anlamışlardır. Din sözcüğünün en eski, yerleşik tanımı, ”insan ile Tanrı arasındaki bağ” olduğudur.

3.5/5 (2)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Sevebilirsin...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺