Debbie Macomber Sözleri

Debbie Macomber’in Romanlarından Kitaplarından Alıntılar, Debbie Macomber’in Kitap Sözleri, Debbie Macomber’in Resimleri, Debbie Macomber’in Türk Okurları İçin Söylediği Sözler, Debbie Macomber’in Disleksik İle İlgili Sözleri, Debbie Macomber’in Türkiye Hakkındaki Sözleri.

Bir Dilekle Başladı Her Şey, Çiçeklerimi Rüzgara Verdim, Bir Yumak Mutluluk, Bahçemde Yeşeren Umutlar, Liman Caddesi, Küçük Mucizeler Dükkanı kitapları ile tanınan 22 Ekim 1948 doğumlu Amerikalı kadın yazar Debbie Macomber‘in sözleri:

Gül adının benim hayatımda özel bir önemi var. Büyük büyükannemin adı Rose imiş. Annemin de öyle. En büyük kızımın adı Jody Rose, doğum günümde doğan torunumun adı Madeleine Rose, yani gördüğünüz gibi, bu isim aile geçmişimizde derin köklere sahip.

Küçük Mucizeler Dükkânı’nı yazdığımda ortaya bir seri çıkarmayı düşünmemiştim. Kim bilebilirdi böyle olacağını? Benim haberim yoktu! Aslında şöyle bir geçmişe bakınca tutkularımı içeren tüm kitaplarım okuyucularım tarafından benimsenip beğenildiği için bunu anlayabiliyorum.

Hikaye yazarken, dostluk ve romantizm üzerine kurgular yapmayı tercih ediyorum, çünkü bu tarzı çok seviyorum ve zevk alıyorum. Açıkçası, kendimi asla polisiye ya da fantastik hikayeler yazarken hayal etmedim, edemem de.

Romanlarım çocuklarım gibidir, birini ötekinden ayırmam çok zor.

Benim şaşkınlığım şu ki Türkiye’den bir sürü mail alıyorum. Ama maalesef Türkçe bilmiyorum ve internet çevirileri de hiç iyi değil. Aslında çoğu okurumun yazdıklarından anlaşılıyor ki, nerede yaşadıkları fark etmeksizin, hepsi kitaplarımın onlara yardım ettiğini ve bu sayede zor zamanlarındaki zorlukların üstesinden gelebildiklerini anlatıyor. Hikâyelerimin başkalarına yardım ediyor olmasından dolayı Tanrı’ya minnettarım.

Günlük bir yazma programım ve ulaşmak istediğim bir sayfa sayım var; ama bu, romanlarımı yazmakta kullandığım bir formül değil. Her kitabın kendine has bir özelliği var.Debbie Macomber en guzel Sozleri

Disleksik olduğum için okumakta ve sesleri çıkarmakta güçlük çekiyordum, o zamanlar örgü örmenin benim için hayatımda önemli bir rolü vardır. Örmeyi 11 yaşlarımda öğrendim, ilk ördüğüm parça mor bir yelekti ve onu da annem için örmüştüm. Annem onu hep sakladı ve o öldüğünde bile hâlâ gardırobunda duruyordu.

En çok istediğim şey normal olmaktı, en büyük korkum ise; normalin ne olduğunu anlayamaz hale gelmekti.

3.28/5 (18)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺