Dava-Franz Kafka

Dünya Edebiyatının En Önemli Yazarlarından Biri; Franz Kafka, Franz Kafka’nın ve Dünya Edebiyatının En Önemli Eserlerinden Biri; Dava!

Franz Kafka tarafından 1914 ile 1915 yıllardan yazılan Dava romanı Franz Kafka’nın ölümden sonra 1925 yılında Franz Kafka’nın yakın arkadaşı Max Brod’un katkıları ile yayımlanmıştır.

Franz Kafka’nın Dava romanı ile ilgili detaylı bilgileri Dava Kitabının Yazarı Kimdir başlığı altında sitemizde bulabilirsiniz.

Franz Kafka’nın Dava kitabından en güzel alıntılar, sözler:

Davanın düğümü çözülüyordu ve durumu göğüslemek zorundaydı.

Bir konuyu yanlış anlamakla, doğru anlamak; birbirini tümüyle dışlanmaz.

Adaletin, olduğu yerde kımıldamadan durması gerekir. Aksi takdirde teraziler de hareket etmeye başlayacak ve doğru ölçümün yapılması imkânsız hale gelecektir.

Bana yapılanlar, nihayet yalnız bana yapılmıştır ve ben üzerinde fazla durmadığım için pek önemi yok.

Yasa önünde nöbet tutan bir bekçi vardır. Taşralı bir adam bir gün ona gelip yasaya girme izni ister. Ancak bekçi, o anda izin veremeyeceğini söyler. Adam düşünür ve daha sonra girip giremeyeceğini sorar. Belki der bekçi, ama şimdi olmaz. Bekçi her zamanki gibi açık duran kapının önünden çekilir ve adam içeri bakmak için eğilir. Bunu gören bekçi güler ve şöyle der: ”Mademki girmeyi bu kadar çok istiyorsun, beni aşarak içeri girmeyi bir dene bakalım. Ama bil ki ben güçlüyüm. Üstelik bekçilerin en küçüğüyüm. Her bir salonun girişinde gitgide daha güçlü bekçilere rastlayacaksın. Üçüncüsünden itibaren onların görüntüsüne ben bile katlanamıyorum.” Taşralı adam bunca zorluk çıkacağını beklememiştir. Yasanın herkese her zaman açık olduğunu sanmıştır.dava franz kafka resimleri sozleri

Adalet kıpırdamamalı, yoksa terazi bir tarafa yatar ve karar adil olmaz.

Zaten insan, hep başkaldırır.

Her şeyden önce bağımlı insan özgür insana tabidir.

Düşünceleri fazla dikkate almamalısın. Yazı değişmez, düşünceler ise çoğu kez sadece yazı karşısındaki aczin ifadesidir.

Hem deneyimler, yıllar boyunca elden ele geçen malların değerini yitirdiğini gösteriyor.

İyisi mi, insan evine gitmeli, yatmalı ve bir şey hissetmemeli. Başkaca bir şey istemiyor bir süre sonra. Fakat bu da bir aptallık elbette, insan yatağında da uzun süre rahat edemez.

Kadın eli her şeye sessizce çeki düzen verir.

Hem masumluğunuz konusunda bu kadar tantana yapmayın, başkaları üzerinde uyandırdığınız iyi sayılabilecek izlenimi sarsıyorsunuz.

Yalnızca aptal oldukları için bu denli kendilerinden emin konuşabiliyorlar.

Zaten davanın günün birinde biteceğinden de kuşkuluyum.

Bir saldırganlığın kurbanı oldum, hepsi bu.

İnsanın insandan korkusu var olmaya devam ettiği sürece, dava güncelliğini hiç yitirmeyecektir.

Kuşku altında olan için hareket, hareketsizlikten iyidir, çünkü hareketsiz duran, kendisi de bilmeksizin, hep bir terazinin kefesinde olabilir ve günahlarıyla tartılabilir.

Mantık ne kadar çürütülemez olursa olsun, hayatta kalmak isteyen bir adam ona her hâlükârda direnecektir.

O sırada, asıl hizmet yıllarını kentin daha seçkin semtlerinde tamamlamış olan bir gramofon, avaz avaz çalmaya başladı.

İşinde karşılaştığı zorluklar, davasında da önüne engel mi çıkaracaktı?

Kadınların gücü büyüktür.

Bu sistemin saçma sapanlığı karşısında, memurların yolsuzluk yapması nasıl engellenir? Engellenemez, beyler!

‘’Ama ben suçlu değilim” dedi K.

‘’Bir köpek gibi’’ dedi. Sanki utanç, ondan sonra da hayatta kalacaktı.

Adalet dingin olmalı, aksi takdirde terazi sallanır ve adil bir karar verilemez.

”Benim bu yasadan haberim yok.” dedi K. ”Çok yazık doğrusu.” dedi gözcü.”Herhalde bu yasa yalnızca sizin kafanızda var.” diye yanıtladı K.

Ama başkalarına karşı da nasıl davranıldığını gösteriyor bu. Ben de işte onlar hesabına buradayım, kendim için değil.

Benim başıma gelen herkesin yaşayacağı türden bir şey değildir ve ben bunları çok ciddiye almadığım için pek önemli de sayılmaz, fakat bunlar bir hareket tarzının, birçok insana karşı yapılan muamelenin bir göstergesi. Bunun için buradayım, kendim için değil.

Zaman ilerledikçe insan avukatına iyice bağımlı hale geliyor.

Mantık her ne kadar sarsılmaz ise de, yaşamak isteyen bir insana karşı koyamazdı.

Zincire vurulmak özgür olmaktan iyidir çoğunlukla!

Anlam veremediğim bir biçimde bana ihtiyaç duyuyor. Sanki kendi için doğru olan yeri bulmuş gibi oturuyor kucağımda.

Dostlarının senin için yaptığı her şey sana normalmiş gibi görünüyor. Dostların, ya da en azından ben, tüm bunları senin için yapıyoruz. Karşılık olarak da teşekkür istemiyorum senden. Teşekküre ihtiyacım yok. Beni seçmen dışında hiçbir şey istiyor değilim.

İnsan yorgun olur, pek çok şey yüzünden dikkati dağılır ve o zaman da aklın yerine batıl inançlara sığınır.

Kanun, isteyen herkes için herhangi bir zamanda erişilebilir olmalıdır.

Mahkeme belgeleri davalıya da kapalıydı… İşte savunma makamı olaya bu noktada giriyordu. Avukatların sorgulamalarda hazır bulunmalarına genelde izin yoktu, bu nedenle onlar sorgulamaların ardından ve olabildiğince daha sorgu yargıcının kapısının önünde davalılardan sorgulamaya ilişkin bilgi almak, bu saydamlıktan yoksun raporlardan da savunma için işe yarayabilecek bir şeyler çıkarmak zorundaydılar.

Kesinlikle yarı yolda durmamak gerekirdi, bu sadece iş yaparken değil, her zaman ve her yerde yapabilecek en büyük saçmalıktı.

Soruşturma günü olarak pazarın saptanması, K.’nın işini aksatmamak içindi.

Benim tek istediğim, herkesin gözleri önündeki bir uygunsuzluğun, yine herkesin önünde tartışılması.

Çünkü en önemsiz olaylarda bile, ufacık bir kuşku her zaman üzüntü verir ve bu durumda olduğu gibi kolayca engellenmesi mümkünse, bunu hemen yapmak en iyisidir.

Bu yasa sanırım yalnızca sizin kafalarınızda var.

Küçük kanatlarmış gibi çırptığı elleriyle birçok şeyi anlatmaya çalışıyordu sanki bütün selamlamaları ve tanıştırmaları engellemek istediğini, varlığıyla kimseyi rahatsız etmek istemediğini, yine karanlığa dönmek istediğini ve varlığının unutulmasını istediğini söyler gibiydi.

Mahkeme senden bir şey istemiyor. Ancak gelirsen seni kabul ediyor, gidersen de koyuveriyor.

Her şeyden önce özgür insan, bağımlı insanın üstüdür.

Genel olarak bakıldığında sonuç sevindiriciydi, ancak bundan özel sonuçlar çıkarmamak gerekiyordu, çünkü tüm ön görüşmeler benzer bir şekilde başlardı ve bu görüşmelerin asıl değerini görüşmelerin seyri belirlerdi.

Bir güldürü oyunu söz konusuysa, o da oyuna katılacaktı.

Mantık istediği kadar sarsılmaz olsun, yaşamak isteyen bir adama direnemez.

Tehlikeden ancak korkmak istediğimde korkarım.

Bir insan nasıl suçlu olabilir ki zaten. Bizler hepimiz insanız, birimizin diğerinden farkı yok.

Herkesin başına geldiği gibi insan, hiçbir şey elde edemediğini düşündüğü hüzünlü anlar yaşardı.

Mahkeme, inancından asla döndürülemez. Burada bir tuvale yan yana bütün yargıçların resmini yapsam ve siz de kendinizi bu tuvalin önünde savunsanız, gerçek bir mahkeme önündekine oranla daha çok şansınız olur.

Aslında sizin kendinize yasaklamanız gerekeni benim size yasaklamam tuhaf oluyor.

Avukatlar başka hiçbir mahkemede burada oldukları kadar gerekli değildiler. Çünkü dava genelde yalnızca halktan değil, ama davalıdan da gizliydi.

Çok şaşırmış olsam da, otuz yıldır hayattayım ve kendi yolumu tek başıma çizmek zorunda kaldığımdan, beklenmedik şeylere bağışıklık kazanmış sayılırım ve bu tür şeyleri, özellikle bugün olanları felaket olarak algılamıyorum.

Gerçek bir aklanmada, davayla ilgili tüm dosyalar ortadan kalkar, tamamen kaybolur.

Herkes kendi çarmıhını taşımak zorunda.

Tehlikeli bir haydut olsaydım, daha fazla önlem almazlardı.

Oysa geleceğe, olgunlaşmaya ve ilerlemeye yönelik bir umut olmadan anlamlı bir yaşamdan söz edilemez.

Özgür bir adam hizmet etmek zorunda olan bir adamdan üstündür.

Savunma olabildiğince engellenmeye çalışılıyordu.

Ayrıca size davalı olduğunuzu da söyleyemem, daha doğrusu, davalı olup olmadığınızı bilmiyorum. Tutuklandınız, bu doğru, ama bundan fazlasını bilmiyorum.

Bütün bu saçmalığın ortasında, memurların en kötü yozlaşmalara sürüklenmeleri nasıl önlenebilir? Bu, olanaksızdır ve böyle en yüksek düzeydeki yargıç, bunu kendisi için bile başaramaz. İşte bu nedenle nöbetçiler, tutuklananın sırtındaki giysileri çalmaya çalışıyorlar, gözetmenler başkalarının evlerine zorla giriyorlar ve işte yine bu nedenle, suçsuz insanların, sorguya çekilecek yerde, bütün bir kalabalığın önünde aşağılanmaları yeğleniyor.

Mahkemenin kesinleşen kararları yayınlanmaz, bu kararlar yargıçlara bile açık değildir, bunun sonucu olarak eski davalardan geriye yalnızca söylenceler kalmıştır.

Adaletin hareketin etmemesi gerekir, aksi halde terazi sallanır ve doğru ölçemez.

Başkalarının düşüncelerini sınamadan benimseme.

Bir insan, insan olur da nasıl suçlu olabilir? Biz bu dünyada, birimiz ötekimiz gibi hep insan değil miyiz?

Seni bu kadar cezp ediyorsa, yasaklamama rağmen içeriye girmeyi dene. Yalnız unutma: Ben güçlüyüm.

Temsil ettiğimiz otorite dışarı çıkıp durduk yere suçlu aramaz; onları harekete geçiren, kanunda da belirtildiği gibi, suçun ta kendisidir.

Unutmayın tutuklusunuz bay K . Ama dışarıda gezebilir işlerinizi halledebilirsiniz.dava franz kafka kitaplari sozleri

Yalnız insanlar hep alışıktır beklenmeyen olaylara.

Zan altında kalan biri için hareket ediyor olmak sabit durmaktan yeğdir. Çünkü sabit duran kişi farkında bile olmaksızın terazinin kefelerinden birine konulup kendi günahlarını ağırlığıyla tartılabilir.

Zan altındaki bir insanın sırt üstü yatmak yerine huzursuz olması çok daha iyidir, çünkü sırt üstü yatan kişi farkında olmaksızın kendini terazinin bir kefesinde bulup günahlarının ağırlığıyla tartılabilir.

Ben de sözlerimde sizin sandığınız kadar ciddi değildim. İkimiz de birbirimizi yanlış anladık, iki eski dost arasında bile böyle şeyler olabilir.

4.26/5 (34)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Sevebilirsin...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺