Cin Çin Maçin-Melek Çe

Billur Ece’nin Maceralarının Öncesi Cin Çin Maçin Yadigar-ı Bestenigar

Yazar Melek Çe’nin Cin Çin Maçin Yadigar-ı Bestenigar kitabı Uğurböceği Yayınları tarafından 2011 yılında yayımlanmıştır.

Uğurböceği Yayınları’ndan çıkan Melek Çe’nin Cin Çin Maçin Yadigar-ı Bestenigar kitabı 216 sayfadan oluşmaktadır.

Melek Çe’nin Cin Çin Maçin Yadigar-ı Bestenigar kitabının devam kitabı ise Billur Ece kitabıdır.

O anda, çıt sesi kristal erik çiçeklerine dokunuvermişti. Dağılan buzdan toz zerrecikleri dokunduğu her şeyi zamansız bir anın içinde hapsediverdi.

Cin’in şaşkın bakışları, eski zaman masallarını göz açıp kapayıncaya kadar dolaşıp geri döndü yaşadığımız ana. Daha önce böyle bir dilek dileyen hiç olmamıştı.

Melek Çe’nin Cin Çin Maçin Yadigar-ı Bestenigar kitabından alıntılar:

Hiç hesapta yokken!

O AKŞAMÜZERİ kaykayımı alıp evden çıktığımda istediğim tek şey, eğlenceli bir tatil geçirmekti. Okuldan gelir gelmez sokağa koştum. Yeni yaz yüzünü göstermişti. Karneleri almamıza iki hafta ya var ya yoktu. Emir, Talha ve ben, caddede rüzgar gibi kayıyorduk. İnsanlar, vitrinler, simitçiler, sesler rüzgara karışıyor ve dağılıp gidiyordu.

Hedefimizde bir elektronik eşya mağazası vardı. Oraya ulaştığımızda X raylı kapıdan kaykaylarımızla geçtik. Koca mağazayı kaykaylarımızla dolaşmak daha kolay olurdu elbette! Ne yazık ki içeri girer girmez satış görevlilerinin gözleri üzerimizde dolaşmaya başladı. Bu yüzden kaykaylarımızı koltukaltlarımıza sıkıştırmak zorunda kaldık. Çok da fazla dikkat çekmek istemiyorduk.

Reyonlar arasında dolaşırken, iki şey geçiyordu aklımdan; dizüstü bilgisayarlar ve yeni bilgisayar oyunları. Bir bilgisayarım olsun istiyordum bu yaz. Dizüstü iPad ne olursa razıydım! Bunun için aylardır harçlıklarımızı biriktiyor ve fırsat buldukça mağazayı ziyaret ediyorduk.cin cin macin melek ce

Emir ve Talha çok yakında istedikleri bilgisayarlara sahip olacaklardı. Benimse Marmara Denizi kadar büyük bir açığım vardı. Ne Emir’inki gibi bol bol harçlık veren bir amcam, ne de Talha’nınki gibi Almanya’da çalışıp emekli olmuş, paraya para demeyen bir dedem vardı!

Oyunlara baktıkça sabırsızlığım artıyordu. Geçen saniyeler, dakikalar ve saatler ağır çekim bir sinema filminde olduğumu düşündürüyordu bana. Yaşadığım sahneyi bir an önce tamamlayıp karne harçlığıma kavuşmak istiyordum…

1.6/5 (5)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺