Ceyhun Yılmaz Sözleri

Radyo ve Televizyon Programcısı, Sunucu, Komedyen ve Oyuncu Ceyhun Yılmaz’ın Özlü, Aşk, Resimli, Ünlü Sözleri.

Ceyhun Yılmaz’ın en güzel sözleri:

Aşk yalansa, neden bu kadar gerçek aşk acısı?

Bana kötü sözler söyleme. İyiliğin kalsın aklımda. Bağırma bana. Ben seni duyamam şimdi. Kavga edemezsin ki artık benimle. Ben sana sadece ‘susarım’ artık.

Başkasını sevdiğini duyduğumda üzülmedim, seni sevdiğime üzüldüğüm kadar.

Ben sana yanarken şimdi ‘’Sen kim bilir nerede üşüyorsun?’’

Duvarda ki yangın düğmesini örten cam parçasıyım, kurtuluşun olacaksa hiç düşünme ayakkabının topuğuyla kır beni.

İlk defa ayağıma kadar geldin ve ilk defa bu kadar üzgün gördüm seni! Daha önce yanımda hiç ağlamamıştın. Başucuma bıraktığın gülleri koklayamadım bile ve sen giderken ayağa kalkıp yolcu edemedim, kusuruma bakma. Dün gece olmuştum.

Kaç sitem, kaç boş vermişlik indiriyorum yüreğime. Öyle çok konuşacaktım ki, anla ne kadar sustum işte.

Mesela ilerde çocukların ‘’anne senin ilk aşkın kimdi’’ dediğinde eski resimleri çıkarmak yerine ‘’babandı’’ diyebilmeli insan.

Ne canın olmak istiyorum nede her şeyin. Sadece dışın olmak istiyorum. Bana bakmadığında çürüyüp canını yakmak için.

Seninle her şey güzeldi. Sensiz daha güzelmiş. Seninle yaşamamak lazım. Senden sonra yaşanmıyor zaten.

Yalnızca yağmur yağdığında seviyorum bu şehrin insanlarını; herkesin yüzü ıslak, başları eğik, herkes benim hep olduğum gibi.

Dün bir şarkı çıktı radyoda, yarısına ben eşlik ettim yarışına gözlerim. Söylemek çok acıtıyor ama “ben seni çok özledim.

En çok da kendimden özür dilerim. Çünkü bana çok yanlış yaptım.

Bir kravat boynumda.  Ne zaman ayaklarımın altındaki sandalye, çekilecek diye bekliyorum, ellerim arkadan bağlandığı için, giderken alkışlayamıyorum bu hayati, boynumu kırabilir bu ip, ama bil ki, gülümseyişime engel değil hiç bir kırılma ki ben. Sen gittiğinde daha çok kırılmıştım, üstelik ayaklarımın altından kaymıştı zaten hayatım.

Biten bir aşkın ardından ağlanmaz, yeniden başlanması için çabalanmaz. Sen benim.. İçin oldun, bilirim ki ölüler bir daha canlanmaz.

Boğazımda düğümsün. Yutkunsam gideceksin, yutkunmasam olurum.

Gözlerine bakarken umrumda değil mevsimler. Gülüşün hep deniz kenarı bana.

Hani anlat desem içindeki sevgiyi; ilk kelimenden sonra kaç dakika sürer? Söylesene beni kaç harfle sevdin?

Bu da benim yeteneğim olmasan da severim seni hatta ayrılırım senden, haberin olmaz.

Doğru insanı arayıp durmuş herkes aşık olmak için. Kimse uğraşmamış doğru insan olmak için.

En yakın deniz kenarına atıyorum kendimi. Her dalga halime üzgün. Her dudakta bana tebessüm. Ne vardı diyorum ah ne vardı. Şu kaldırımda resmin olsaydı. Eğilip öperken ben görenler. Varsın dileniyorum şansaydı.

Gel dedim. Uzak dedi. Bilemedi. Gün gelecek, uzak dediği kadar bile yakın olmayacağım ona.

Sevemedim pazar günlerini. Ya okulu düşündüm. Ya da babamın şehir dışı kamyon şoförlüğünü. Hiçbir şey sevdiremedi pazarları bana. Bilsem bir pazar günü geleceksin. Islatacaksın dudaklarımı. Sevmez miydim canım pazarları. Tam özür dileyecektim bütün pazarlardan. Gittin. Eski pazarları bile özlettin.

Merak etme üzülmüyorum peşinden. Ki sen bana unuttum derken, senin kim olduğu hatırlamaya çalışıyordum ben.

Herkes sevdiğinin peşinde boşuna koşmak yerine, kendisini sevene evet dese; bitecek bu film.

Sevdiğim bir şarkının nakaratı gibi seviyorum seni sevmeyi. Başını sonunu çok iyi bildiğim halde, yalnızca ortasını seviyorum bu aşkın. Ama artık bu yalnızca senin şarkın.

Sevdiğim ikinci kadınsın sen. Birincisi annemdi. O doğurdu, sen öldürme.

Yalnızım merak etme, başka bir memnun oldu mu ziyan etmemek için tanışmadım kimseyle.

Telefon rehberi mutsuzluk verir insanlara, dost diye geçinip, en zor anlarında aramayan sahtelerin yazılı belgeleridir aslında.

Terk edilirken görüşürüz kelimesi kadar acıtan bir şey yoktur hayatta. Öldürdüğü yetmezmiş gibi, bir de umut verir adeta.

Üç şeyden yoruldum; ağlamak, affetmek, hayal kurmak.

Yakalanmamak için kızın adını telefonuna erkek adıyla kaydedenin hayatı; başka bir telefonda kız adıyla anılmakla geçer.

Gideceksen git, inan beddua bile etmem sana. Bilemem çünkü isabet eder mi ikiyüzlü suratına.

Her ayrılığın tokat gibi. şamardan anlamaz bu kalp. Kaç kere oldum hatırlamıyorum bile. Yalnızlık beni sallayamaz, düşer kalkarım.

Keşke pin kodunu 3 kere yanlış girince kilitlenen telefonlarımız gibi, kalplerimiz de 3 kere yanlış insanları.

Kime güzel bir söz söylesem ona aşık olduğumu sanıyor. Oysa ben onlara değil, o sözü söylerken hayal ettiğim kişiye aşığım.

Kimin bu hüzün? Benimse eğer neden içim titriyor hep? Seninse eğer ne işi var bende? Gel bir gece yarısı, al hüznünü. Gel geceye bile söylersem namerdim, gel.

Konuştuğun kadar şerefli olsaydı hislerin; şerefini iki paralık etmezdi seçimlerin!

O kadar yoruldum ki artık hayattan. Yoldan geçen bir taksiyi çevirip, uzaklaşan hayallerimi takip et diyesim var.

Olmadı. Sensiz uyanmamak için. Bu gece de uyunmadı.

Öyle bir yerden kırdın ki beni. Tam iki ye bölündüm. Boşuna anlatma yanlış anladıklarımı. Sadece yarınım. Ne seni ne sesini tanırım.ceyhun-yilmaz-resimli-sozleri

Öyle bir zamanda gel ki vazgeçmek mümkün olmasın. Belki bin tane aşktan geçmiş olayım ve hiçbiri olmasın gözümde.

Sen bana hayır dedikçe, güçlü hissediyorsan kendini, al güç senin olsun.

Senin de duyman gerekenleri, sana söylemek içimden gelmiyor. Seni affetmiyorum, konuşmuyorum ve merak edersen, bil. Seni seviyorum.

Senin de işin zor. Baksana, ne yapsan seviyorum seni. Öyle ki, sensiz bile.

Kulaktan kulağa oynamak kadar ilginçtir aşk aslında. Sen ona ‘seni seviyorum’ dersin, o başkasına.

2/5 (6)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Sevebilirsin...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺