Cennetteki Günlerim-Fatih Atar

Fatih Atar’ın Cennetteki Günlerim Kitabı Çıktı.

Etkileyici anlatımı ile Fatih Atar’ın Cennetteki Günlerim kitabı Türdav Yayınları etiketi ile raflarda yerini aldı.

Türdav Yayınları tarafından yayımlanan Fatih Atar’ın Cennetteki Günlerim kitabı 240 sayfadan oluşmaktadır.

Hiç düşündünüz mü? Bir gün öleceksiniz ve bu dünyada sahip olduğunuz her şeyi geride bırakıp uzun bir yolculuğa çıkacaksınız. Peki bir Müslüman olarak sizi bekleyen bu yolculuk İslam’a göre nasıl gerçekleşecek? Eğer Allah bağışlarsa sizi cennette nasıl bir sosyal düzen ve hayat bekliyor? Sizleri ölüm anından itibaren cennete kadar geçen bu zorlu yolculuğu yaşamış biriyle tanıştırabilseydik bu kişiden neler öğrenmek isterdiniz? Yazar kitabın ilk bölümlerinde kendi otobiyografisinden bir kesit sunmuş, yaşından ileriki tarihler içinse İslami kaynaklara dayalı bir kurgu oluşturmuştur. Öldüğü andan itibaren başına gelen her şeyi Kur’an ayetleri ve hadislerin işaret ettiği şekliyle senaryolaştırmış, cennete kadar uzanan sıra dışı bir maceraya okuyucusunu da dahil etmiştir. Hiçbir detay atlanmadan ve yüzlerce kaynaktan faydalanılarak hazırlanan bu kitap ahiret inancınızı derinden etkileyecek!

Allah onlara, altından ırmaklar akan cennetler hazırladı. İçlerinde ebedi kalacaklar. İşte o büyük kurtuluş budur. Tevbe/89

Fatih Atar’ın Cennetteki Günlerim kitabından alıntılar:Cennetteki Gunlerim Fatih Atar

Size bu kitabı cennetten yazıyorum. Yanlış anlamadınız evet bildiğimiz cennetten. Günahlarla sevaplarla dolu bir dünya hayatı yaşadım 48 yıl. Ve bir trafik kazası sonucu hayatımı kaybettim. Uzun yıllar kabir hayatı yaşadım. Ondan çok daha uzun bir süre mahşer yerinde kaldım. Büyük mahkemede ayrıntılı bir biçimde hesaba çekildim-ki en sıkıntılı anlarımdan biriydi.-En az onun kadar uzun süren bir sırat köprüsü yolculuğundan sonra rabbim beni cennetine aldı. Dünya senesiyle herhalde milyonlarca yıldır burada, cennette yaşıyoruz. Size neler anlatacağıma inanamayacaksınız. Size şuanda masal gibi gelen birçok konuyu bizzat yaşamış biri olarak ve sizlerinde neler yaşayacağınızı bilen biri olarak Rabbimin onayı ve müsaadesiyle size cennetten bir mektup yazmaya karar verdim. Uzun bir mektup.

Evet bizlere dünyada kuran ve hadislerde ne öğretildiyse, ne vaat edildiyse onların hepsini yaşadık. Öyle büyük bir maceradan sonra cennete ulaşabildik ki hayret edersiniz. Her şeyi yaşadık; korku, açlık, susuzluk, üşüme, yalnızlık, özlem, heyecan, pişmanlık… Ve bunların tümünü öldüğümüz andan itibaren yaşamaya başladık. Cennetteki arkadaşlarımla da konuşuyoruz bu konuları. Dünyada neler yaptığımızı, kabirde başımıza neler geldiğini, mahşeri, rabbimizin bizi nasılda affettiğini, dünyada yediğimiz şeylere kadar her şeyi konuşuyoruz. (1) Onlarda aşağı yukarı his olarak hep aynı duyguları yaşamışlar. Bir kaç arkadaşım farklı tabi. Onlar cehennemi gördüler. Tövbe etmeden öldükleri bazı büyük günahları vardı. Epeyce yandıktan sonra kömürleşmiş bedenlerini cehennemden çıkartıp ebedilik ırmağına sokmuşlar. Yepyeni cennete uygun bir bedenle rabbimiz onları affederek girdiler. (2) Onların hikayelerini duymak bile istemezsiniz. Onlardan biri de bir mektup yazmaya karar verirse onların hikayesini de onlardan dinlersiniz.

Ben şanslıydım. Ölmeden önce temelli tövbe ettiğim günahlarım vardı. Özellikle de büyük günahlar. Küçük günahlara tövbe etsen de fark etmiyor zaten, her gün işliyorsun ister istemez az ya da çok. Neyse ki onlarda namazlar sayesinde hep silinmiş gitmiş. Birçoğu defterde çıkmadı bile hamdolsun. (3) Bundan dolayı ben cehenneme hiç girmedim. Ama benimde süreç boyunca yaşadığım çok büyük sıkıntılarım ve sevinçlerim oldu. Bunları sizlerle en ince ayrıntısına kadar paylaşacağım. İlgiyle okuyacağınızdan eminim. Hele cennette neler yaptığımızı, nasıl yaşadığımızı anlattığımda kulaklarınıza inanamayacaksınız.

Kurban olduğum Allah aslında neredeyse hiç bir şey anlatmamış bile kuranda cennet ile ilgili. Biz meğer neredeyse hiçbir şey bilmediğimiz halde cennet için sonsuz güzellikler mekanı deyip cennete gitmek istiyormuşuz. Dünya tabiriyle devede kulak bile değilmiş bizlere anlatılan. Bu arada deve yok burada. Sadece iki tane deve var. Bir tanesi Salih peygamberin mucize devesi diğeri de peygamberimiz(sav)’in devesi olan Kasva burada. (4) Kasva’yı görmelisiniz. Hala peygamberimizin sürekli etrafında, ona hala aşık, hala meftun.

Hele burada bir şölen yaşadık ki dillere destan. Milyonlarca yıl önce olmasına rağmen hala konuşuyoruz o günü. Peygamber efendimiz birkaç tane dünya kadını ile evlendirildi. Bunlardan bir tanesi de Hz. İsa’nın annesi Hz. Meryem’di. En görkemli düğünde bu oldu. Cennet hayatı boyunca gelmiş geçmiş en ihtişamlı düğün bu düğündü. Çünkü bir tanesi kuranda belirtildiği gibi âlemlerin en şerefli ve en üstün kadını diğeri ise tüm âlemlere rahmet olarak gönderilen peygamber efendimizdi. Elbette Allah tarafından şanlarına yakışır bir düğün töreni düzenlenmişti. (5) Hele ki rabbimizin güzelliği…

Nasıl anlatayım ki onun güzelliğini. Onu Cuma günleri görebiliyoruz. (6) Onu gördükten sonra cenneti falan unutuyoruz. Her gördüğümüzde sanki ilk kez görüyormuş gibi daha çok aşık oluyoruz ona. Hele onu ilk gördüğümüz gün! Bir hafta öncesinden davetiyesi gelmişti. Cuma günü Darüsselam Cennetinde rabbiniz sizi yemeğe davet ediyor dendi. Allah’ım o bir hafta cennette geçmek bilmeyen tek haftamız oldu. O süreci, rabbimizi gördüğümüzde nasıl donup kaldığımızı, onun o tahammül edilemez güzelliğinin bizleri nasıl büyülediğini falan hep anlatacağım merak etmeyin.

Hele kabir meleklerini görmeliydiniz of diyorum Allah’ım böyle bir görüntü yok. Toprağı dişleriyle ve pençeleriyle yararak geldiler. Sesleri gök gürültüsü gibi, gözleri şimşek gibi, koyu karanlık bedenleri ve toprağa kadar değen saçları ile dehşet vericiydiler. (7) O yakama yapışıp da ”RABBİN KİM” diye sordukları an!

Daha dünyadan yeni düşmüşüm kabire. Böyle bir korku, böyle bir tedirginlik yok. Zaten inanamıyorsun öldüğüne hemen. Kısa bir bekleyiş ve bir anda gürültülü bir şekilde inanılmaz ürkütücü ve güçlü görünen iki melek. Ellerinde devasa demir topuzu sallayarak bana doğru gelirken ki an korkunç bir andı. Hatırlamak bile istemiyorum. Yakamdan tutup ‘’Rabbin kim’’ diye sordular.(8)Cevap veremedim korkudan. Dilim tutuldu. O kadar çok korktum ki neredeyse korkudan rabbin kim sorusuna bilmiyorum diye cevap verecektim. Ama yanımda beliren bazı melekler beni onların her türlü sorusu karşısında desteklediler ve yardımcı oldular. O meleklerin hangi iyi işlerimden dolayı orada olduklarını bahsi geçince anlatacağım tekrar. (9) Orada ayrı bir süreç yaşadım. Kabrimi cennet bahçesinden bir bahçe haline getirdiler. (10) Sonra bir gürültü kıyamet koptu tekrar öldük gittik. Sonra ruhum yine bedenime gönderildi ve dirildik. O kabirden çıkıp milyonlarca insanın aynı anda şaşkınlıkla üstlerindeki başlarındaki toprağı silkelemeleri, şaşkın şaşkın etrafa bakınmaları ve sonra çağırılan sese doğru yürümemiz, mahşer alanına doğru… (11)

Hayır hayır buradan başlamayayım daha geriden, dünyadan başlıyım ben size. Merak etmeyin çocukluğumdan değil orta yaşlarımdan alacağım. Yirmili yaşlarımdaki hallerimden başlayıp burada yani cennette bulunmama neden olan bazı önemli hatıralarımı ve sonrasında tüm hayatımı hızlı bir şekilde anlatacağım. Ve ne büyük bir dikkatsizlik sonucu uçurumdan yuvarlandığım ve öldüğüm kısmına da geleceğim. Özellikle uçarken kesin olarak öleceğini anladığında insan neler düşünüyor falan hepsini anlatacağım merak etmeyin. Öldüğüm andan itibaren ki kısımları zaten soluksuz okuyacağınızdan eminim.

Not: Metindeki parantez içinde belirtilen numaralar kaynakça bölümünde kaynakların orijinal metinlerini göstermektedir.

4.2/5 (61)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Sevebilirsin...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺