Can Dündar Sözleri

Can Dündar’ın Resimli Sözleri, Can Dündar’ın Aşk İle İlgili Sözleri, Can Dündar’ın Özlü Sözleri, Can Dündar’ın Unutulmaz Sözleri, Can Dündar’ın Anlamlı Sözleri, Can Dündar’ın Güzel Sözleri, Can Dündar’ın Şiirleri, Can Dündar’ın Sevgi Sözleri, Can Dündar’ın Aşk Üzerine Sözleri, Can Dündar’ın Kısa Özlü Sözleri.

Araştırmacı, gazeteci ve yazar Can Dündar’ın en güzel sözleri:

Aşk sabırdır belki, ama asla tahammül değil.

Aşk sevmesini bilen için vardır ve karşılıksızdır. “Ne kadar seversen o kadar severim” gibi düşünmek aşk değil, tüccarlıktır!

Aşk, ‘seni seviyorum’ cümlesinin zamanla ‘kendine iyi bak’ kelimesine dönüşünü işleyen geçici bir yalandır.

Bakakaldım peşinden; Ne gözümü alabildim, ne göze alabildim!

6 milyar insanın içinden yalnızca birini seversin. Sonra onun sevilmeye layık olmadığını anlarsın, bütün dünyayı suçlarsın.

Anlık yaşıyoruz bir yerde, hemencecik gönülden seviyoruz! Anlık da olsa sevmek güzel de, yoksa kendimizi mi kandırıyoruz.

can dundar resimli ozlu sozleriBütün varoluşunu Beni beğenecekler mi? Beni seviyor mu? Rahatsız eder miyim? kaygısı üzerine kuruyorsan, bil ki sonun hüsran. Bir küçük serzeniş, sıradan bir tenkit ya da kadirbilmezlik, acılar pahasına kurduğun o mükemmel kaleyi yerle bir edebilir. Ölüm ilanını kaleme alacağına azat et kendini.

Çocukken yarın neler oynayabiliriz diye düşünürdük, şimdiyse yarın hayat bize hangi oyunu oynayacak diye düşünüyoruz.

Çok sevdim evet ve evdim evdim evrildim.

Çok sıkkın. Bıkkın. Gergin. Üzgün. Yorgun. Olsak da hala yaşıyoruz, çok şükür.

Depresyonun ve yalnızlığın çağında, sabırsızlığın da, uyumsuzluğun da, dertleri yenmenin de, hayata direnmenin de, hep beraber gülebilmenin de yegâne reçetesi iletişimdir. Hapı yutmadan, konuşun.

Bu ülkede her köşe başında kuaför ve tekel bayisi bulunmasının tek nedeni, ayrılık sonrası ilk gidilen yerler olmasıdır.

Durup dururken, alakasız bir zamanda arayan eski sevgililer ikiye ayrılır: canı çekenler ve acı çekenler.

Eğer unutmak yedi harfi yan yana getirmek kadar kolay olsaydı, biz de beş harfi yan yana getirir mutlu olurduk.

Erkek adam ağlamaz denir ya, sakın inanma! Unutma ki, erkek adam ağlamayan değil, bir kadını ağlatmayandır aslında.

Erkek şöyle düşünür: İsterse başkasını sevsin, yeter ki sevişmesin. Kadın şöyle düşünür: İsterse başkasıyla sevişsin, yeter ki sevmesin. Çünkü kadına göre vücudun merkezi yürek, erkeğe göre etek.

Eskiden insanlar sevilir, eşyalar ise kullanılırdı. Gün geldi eşyalar sevilir, insanlar kullanılır oldu.

Eskiden mendiller âşıkların gözyaşlarıyla ıslanırdı şimdi ise gerçek âşık kalmadığından fabrikadan ıslak çıkıyor.

Eskisi gibi olsa aşklar, kız sevdiği erkeğin elini tutmaya utansa, erkek sevdiğinin gözlerine bakmaya kıyamasa.

Geçmiş yaşanmışlıklarınız hala canınızı yakabiliyorsa; geçmemiş demektir.

Geçmişe mazı derler, unuttum gitti’ der bazıları. Arkadaşım geçmiş, geçmişte kalsaydı ise alırken bile geçmişine bakmazlardı!

Gerçekten seviyorsan eğer, mesafeler anlamını yitirir. Ne bakabilirsin gözlerine ne de dokunabilirsin; ama hep hissedersin.

Günümüz insanı aşka âşık, aşığa değil! Âşıkların kısa dönem askerlik gibi kısa sürmesinin nedeni herhalde bu. Zaplanan âşıklar dönemi bu dönem!

Hayat ne garip değil mi? Birisi “arabamı hazırlayın” diyebiliyorken, diğeri “abi 25 kuruş eksik binebilir miyim?” diyor.

Sanıyoruz ki çok paramız, sürekli yükselen bir kariyerimiz, bahçeli bir evimiz, spor bir arabamız olunca biz de çok mutlu olacağız.

Üzülmemek için aşık olmayanlar, tuvalete gitmemek için yemek yemiyor olmalı.

Ve aşk; o omzuna yattığında, rahatsız olmasın diye kılını bile kıpırdatmamaktır.

Yanında seni ısıtacak biri varsa, üşümek gerçekten güzeldir.

Hayat ne kadar güzel olurdu; insan hem âşık, hem de sadık olmayı becerebilseydi.

Hayatımda biri yok, birinde hayatım var diyebilmektir aşk.

Aslında yanlış kadın yoktur. Sadece ters istikametten gelen erkek vardır. Çünkü aşk erkeğe yakışır, kadın zaten aşktır.

Bazen insan; ben iyiyim’ dediğinde gözlerinin içine bakıp iyi değilsin biliyorum diyecek birine çok ihtiyaç duyar.

Bazen ne onunla yapabilirsiniz, ne de onsuz. Ne terk edebilirsiniz, ne de yeniden sevebilirsiniz; sürünür gidersiniz.

Belki kimse olmayacak senin gibi; ama sende olmayacaksın eskisi gibi.

Duymak istediklerini değil, duyman gerekenleri söyleyebilme cesareti olan insanlar olmalı yanında.

Hayatın bir yarış değil, her saniyesinin tadı çıkarılması gereken güzel bir yolculuk olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Dün tarih oldu… Yarın bir sır… Bugünün kıymetini bilin.

Hayattaki en güzel şeyin çocuk olmak olduğunu bile bile, neden ‘büyüyünce ne olacaksın?’ diye sorulur ki.

Hazırım ben arkadaş! Aşkın acısı da güzel, tatlısı da iş, uğruna tüm bunları göze aldığın gerçek aşk’ı bulmakta.

Hepimizin bir kuyusu var elbet. Enderine gömdüğümüz kaygılarımızı, ihtiraslarımızı, tutkularımızı saklayan, en mahrem sohbetlerimizi paylaştığımız, en cesur itiraflarımızı haykırdığımız bir kuyu, utandığımız anılarımızın yatağı. Endişelerimizin barınağı. Kuyulardan delik deşik olmuş bir yolda, düşe kalka yürür gibi yaşıyoruz hayatı. Çukur çukur olmuş bir kalple.

Herkes aşktan şikâyetçi, kaçımızın aşk hayatı iyi gidiyor? Ve eminim hiç kimse yanlışın nerde olduğunu bilmiyor.

Kafasını çalıştıranların kafasını koparırken, kalçasını çalıştıranları baş tacı eden bir ülkeden ne bekleyebiliriz ki.

Her aşkta kendimizi ararız, o yüzden bulduklarımız benzerimizdir.

Artık başka biri alacak yerimi. Ve biliyorum zamanla unutacaksın beni, ama son kez düşün; sevebilir mi seni, benim sevdiğim gibi.

Artık yaşanmak için değil ayrılmak için yaşanır oldu aşk. Ve terk etmeler yetmezmiş gibi birde emir verilir. Kendine iyi bak.

Eğer bir kadının gerçek aşkı olmayı başarabilmişseniz; çok şanslısınız, çünkü sizin için hayat; asla sıradan olmayacak.

Bir arkadaştan sevgili olabilir, fakat seven kalp asla unutmaz: işte bu yüzden sevgiliden arkadaş olmaz.

Bir babanın, kızının sevgili olaylarına kızmasının tek sebebi; erkeklerin kimyasını biliyor olmasıdır aslında.

Bu günlerde aklıma gelen başıma geliyor nedense, birde gönlümden geçen yanımda olsa keşke.

Her ilin plaka kodunu ezbere bilip, özel günleri unutabilen zekâ kapasitesine sahip insana Türk erkeği deniliyormuş.

Her seferinde canını acıtsa bile, hiç kimse o olamıyorsa ve canının yanacağını bildiğin halde yine de seviyorsan, aşk bu işte.

Bu ülkede gazetelerin 2. sayfasında ünlülerin nasıl yaşadıkları, 3. sayfasında ünsüzlerin nasıl öldükleri yer alır.

Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın, her baş ağrılı bir kadının arkasında kesinlikle bir erkek vardır.

Karşındakine sevgini, aşkını verecek kadar yüceyse hislerin. Başkalarına bakmayı düşünmemeli gözlerin.

Kaybolmasın diye özenle sakladığınız sarı bir lira gibi mutluluk. Gün gelip de çıkarınca bir bakıyorsunuz ki; tedavülden kalkmış.

Seni ölene dek seveceğim boş laf! Ben seni sevdikçe ölmeyeceğim.

Herkes bir arayış içinde, ama hiç kimse ne aradığını bilmiyor.

Herkesin yüzüne gülersen; adın bir şeylere çıkar. Suratını asarsan; burnu havada kasıntı olursun. Çünkü Türkiye’de kadınsın.

Hiç dokunmadığın birine aşık olabiliyorsan, işte sen aşkı hak ediyorsun.

İçine rastgele atılmış eşyalardan oluşan çantadaki telefonu, tek eliyle ve bakmadan bulabilen o muhteşem kişiye “kadın” denir!

İki kadın birleşince dedikodu yapar diyen erkek, başka bir erkekle kafa kafaya verince atom altı parçacıkları mı tartışır?

Kadınlar kendini güldüren erkekten hoşlanır sözü yalandır unutma. Çünkü kadınlar, sadece hoşlandıkları erkeklere güler aslında.

Kadınmış derler adamı deli eden. Sen ne dersen de, yine kadındır deliyi de adam eden.

Mağlubiyetin takısıdır ‘’keşke’’. Kaçırılmış fırsatların, bastırılmış duyguların, harcanmış hayatların, boşa yaşanmış ya da hakkıyla yaşanamamış yılların, gecikmiş itirafların ağıtıdır.

Ne garip. İnsanın hayatı soruyla başlayıp, soruyla bitiyor: Adını ne koydunuz? Merhumu nasıl bilirdiniz?

Kendimi ayırt etmeden söyleyeceğim; Bazen erkek soyu midemi bulandırıyor. Kadın kokusu, taze ete susamış bir sırtlana dönüştürüyor bizi. Gözümüzü kör ediyor; başımızı döndürüyor. Amerikan başkanından hocasına, kör cahilinden okumuşuna, kılıbığından Taşfırın’ına kadar böyle bu.

Mademki siz böylesine tutkunken o hep başkalarını seçmiştir madem ki kıymetiniz bilinmemiştir, o halde günah sizden gitmiştir.

Özlemek elbette kavuşma ihtimali varsa güzel. Ancak ayrılıkları bile özel kılan tek şey; o’nun da bir yerlerde seni özlediğini hissedebilmek.

Ne ikna edici bir intihar girişimidir, şimdi seninle göz göze gelmek!

O yokken hayır sevmiyorum, unuttum deyip, onu görünce elin ayağın birbirine dolanıyorsa; aşıksın işte.

Öyle tesadüfler vardır ya: Bir otobüs durağında poşetlerle beklerken, rastlaşırsınız aniden. ‘’Bu o…’’ diye içiniz titrer. Bir zamanlar yüreğinizi yakan aşık, sarkmış göbeği, ağarmış saçlarıyla karşınızdadır. İki elinde iki çocuk.

Seven değil sevmeyi bilmeyen bilir “seviyorum” demeyi. Seven ise gerek duymaz buna, Çünkü o sevdiğinin gözünden anlar her şeyi.

Sevgili dediğin güzelliğiyle seni kendine âşık eden değil, sana kendin olabilme şansını verendir.

Sevgilisinden ayrılan bir erkeğin suratının rengi değişir, kadının ise saçının rengi.

Sevgiyi koydum küm saatinin doludizgin akıp giden kumlarının her bir zerresine. Çünkü bir tek sevgi var elimizde; bunca yıldan damıtılıp gelen. Yine bir tek o kalacak, yaşanacak yıllarından geriye. Bir tek sevgi olacak bunca telaştan artakalan. Ötesi yalan.

Seyahatte cam kenarı sanki yalnızların yeridir. Çünkü aslında orası, başını koyacak omuz bulamayanlar içindir.

Sıcak bir ele ihtiyacın olduğunda diğer elini tut. Kimseden fayda yok bu devirde!

Sırf sevgilinin yüzü gülsün diye, bazen saçmalamayı göze almaktı aşk.

Sonunda üzülmemek için âşık olmayanlar, tuvalete gitmemek için yemek yemiyor olmalı.

Tamam, beni sevmesin; ama hiç kimse ona dokunmasın.can dundar resimleri sozleri

Unuttum dersin çevrendekilere; ama unutmadığını bir tek sen bilirsin. Aşk öyle bir şey işte gitse bile unutamıyorsun yine.

Rüyanda görüyorsan onu özlemişsindir. Rüyanda görmek için yatıyorsan, sevmişsin demektir.

Sağlam bir kalçanın, sağlam bir kafa’dan daha çok prim yaptığı bir ülkede yaşıyoruz.

Yeterince dürüstseniz, fazlasıyla âşık ve gerçekten seviyorsanız; Hazırsınız demektir: artık mutsuz olabilirsiniz.

3.71/5 (24)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Sevebilirsin...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺