Çalıkuşu-Reşat Nuri Güntekin

Reşat Nuri Güntekin’in Çalıkuşu Kitabını Oku, Reşat Nuri Güntekin’in Çalıkuşu Kitabından Alıntılar, Reşat Nuri Güntekin’in Çalıkuşu Kitabından En Güzel Sözler, Çalıkuşu Kimin Kitabı, Çalıkuşu Kitabının Yazarı Kimdir, Çalıkuşu Sözleri, Çalıkuşu En Güzel Sözleri, Kamran Sözleri, Çalıkuşu Kitap Sözleri, Çalıkuşu Feride Sözleri.

Reşat Nuri Güntekin’nin 1922 yılında yazmış olduğu ‘Çalıkuşu’ romanı birçok kez sinemaya uyarlanmıştır.

Özellikle 1986 yılında dizi olarak uyarlanan Kenan Kalav ve Aydan Şener’in başrollerini paylaştığı Çalıkuşu dizisi unutulmaz Türk dizileri arasındadır.

Ayrıca sitemizde Çalıkuşu 1986 Replikleri sayfasında Çalıkuşu dizisinin en güzel repliklerini sözlerini bulabilirsiniz.

Reşat Nuri Güntekin’nin Çalıkuşu romanından en güzel sözler, alıntılar:

Bu müthiş kitaptan alıntılar:

Dördüncü sınıftaydım. Yaşım on iki kadar olmalı. Fransızca muallimimiz Sör Aleksi, bir gün bize yazı vazifesi vermişti. “Hayattaki ilk hatıralarınızı yazmaya çalışın. Bakalım neler bulacaksınız? Sizin için güzel bir hayat temini olur,” demişti.

Hiç unutmam; yaramazlığımdan, gevezeliğimden bıkan öğretmenler, o sınıfta beni arkadaşlarımdan ayırmışlar, bir köşede tek kişilik bir küçük sıraya oturtmuşlardı.

Müdirenin söylediğine göre, ders esnasında komşularımı lakırdıya tutmamayı, uslu uslu muallimi dinlemeyi öğreninceye kadar orada bir sürgün hayatı geçirmeye mahkumdum.

İlk hatıram, sevgili anneciğimin küçük karyolamın üstüne eğilen müşfik altın sarısı başı, bana muhabbetle gülümseyen gök mavisi gözleridir.

Hakikatte annecikler altın sarısı ve gök mavisinden başka renklerde de olabilirdi. Fakat sörlerde okuyan kızların kaleminden bu renklere boyanmak, o biçareler için bir mecburiyet, bizim için bir usuldü.

Çok küçük yaşta kaybettiğim annemden aklımda pek fazla bir şey kalmamıştı. Fakat herhalde altın saçlı ve mavi gözlü olmadığı muhakkaktı. Böyle olunca da hiçbir kuvvet bana onu asıl çehresinden başka bir çehre ile düşündürmeye ve sevdirmeye muktedir değildi.

calikusu kitap romani resat nuri guntekinYabancı bir şehirde, yabancı bir otel odasında, sırf bitip tükenmeyecek gibi görünen bir gecenin yalnızlığına karşı koymak için hatıralarımı yazmaya başladığım bu saatte, bir elim yine aynı küçük çocuk tavrıyla saçlarımı çekiştiriyor, gözlerimin üstüne indirmeye uğraşıyor.

Deniz kadar uçsuz bucaksız bir göl… İçinde büyük büyük yapraklar, dört bir tarafında ağaçlar varsa; bu göl nasıl deniz kadar büyük olur, diyeceksiniz.

İlk senelerde bir çöl çocuğu gibi büyümüşüm.

Mahfeler içinde çölü geçişimiz bugünkü gibi hatırımdadır.

4.62/5 (864)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺