Cahil Hoca-Jacques Ranciere

Fransız Düşünür ve Felsefe Profesörü Jacques Ranciere‘in 1987  Yılında Yayımlanan Etkileyici ve Muhteşem Eseri Cahil Hoca Zihinsel Özgürleşme Üstüne Beş Ders

Jacques Ranciere’in özgün Fransızca adı Le Maîtreignorant : Cinqleçons sur l’émancipation intellectuelle, İngilizce adı The Ignorant Schoolmaster: Five Lessons in Intellectual Emancipation olan ve Türkçeye Cahil Hoca Zihinsel Özgürleşme Üstüne Beş Ders olarak çevrilen eseri ilk kez 1987 yılında yayımlanmıştır.

Jacques Ranciere’in Cahil Hoca Zihinsel Özgürleşme Üstüne Beş Ders adlı eserinin Türkçe çevirisi 1 Ekim 2014 yılında yayımlanmıştır.

Metis Yayıncılık tarafından yayımlanan Jacques Ranciere’in Cahil Hoca Zihinsel Özgürleşme Üstüne Beş Ders kitabının Türkçe çevirisini Savaş Kılıç yapmıştır. Savaş Kılıç tarafından Türkçe çevirisi yapılan Jacques Ranciere’in Cahil Hoca Zihinsel Özgürleşme Üstüne Beş Ders kitabı 144 sayfadan oluşmaktadır.

Felsefenin elması Joseph Jacotot’nun başına düşmüştür: 1818’de sürgünde bir devrimci olan Jacotot Belçika’da Fransız edebiyatı okutmanı olarak yarı-zamanlı bir iş bulur. Tek kelime Fransızca bilmeyen Flamanlara, kendisi de tek kelime Flamanca bilmediği halde hocalık etmek zorundadır… İkidilli bir Fénelon baskısı koşar imdadına; ‘’öğrencileri’’nin kendi kendilerine Fransızca ve Telemak’ı öğrenmelerine kılavuzluk eder. İnsanın bilmediğini de öğretebileceğini gösteren bu tuhaf deneyin sezdirdiği kaçınılmaz sonucu anlamakta hiç gecikmez Jacotot: Bilen ile bilmeyenin, öğreten ile öğrenenin, kol emekçisi ile zihin emekçisinin, kısacası zekâların eşitliği.

Bu şaşırtıcı hikâyeyi ve Jacotot’nun felsefesini anlatan Jacques Rancière hem eğitim üzerine çok özgün bir düşünce sunuyor hem de zekâların eşitsizliğini ve bilgi hiyerarşisini bahane eden toplumsal eşitsizlik tasavvurlarına önemli eleştiriler getiriyor. “Özgürleştirmeksizin eğiten aptallaştırır,” diyen Cahil Hoca, eğitimciler ve eğitim sistemi üzerine kafa yoranlar için olduğu kadar siyaset felsefesiyle ilgilenenler için de ufuk açıcı bir kitap.

Jacques Ranciere’in Cahil Hoca Zihinsel Özgürleşme Üstüne Beş Ders kitabından alıntılar:

1818 yılında, bugün Belçika sınırları içinde bulunan Leuven kentinin üniversitesinde, Fransız edebiyatı okutmanı Joseph Jacotot’un başından bir zihinsel serüven geçer.

Uzun ve hareketli meslek hayatı sürprizlere hazırlamış olmalıydı Jacotot’yu: 19 yaşına 1789 yılında basmıştı. O sıralar Dijon’da retorik dersleri veriyor ve avukatlık mesleğine hazırlanıyordu. 1792’de Cumhuriyet ordusunda topçu olarak hizmet veriyordu. Ardından Konvansiyon döneminde Barut Bürosu’nda eğitmen…

Derler ki, retoriğin temel ilkesi savaştır. Retorikte amaç anlamak değil, karşıt iradenin ortadan kaldırılmasıdır. Retorik, konuşan varlığın şiirsel durumuna karşı isyan halinde olan sözdür. Susturmak için konuşur. Artık konuşmayacaksın, düşünmeyeceksin, şunu yapacaksın, der. Programı budur.

Ama mümkün toplum diye bir şey yoktur. Mevcut toplum vardır.

Açıklamanın mantığı demek ki sonsuza kadar geriye gider: Akılların üst üste katlanmasının, katmerlenmesinin sona ermesi için hiçbir neden yoktur. Geriye gidişi durdurup sisteme bir zemin kazandıracak şey, açıklamanın hangi noktada açıklanmış olduğuna kadar verecek tek kişinin açıklayan kişi olmasıdır.

Açıklama, pedagogun edimi olmazdan önce, pedagojinin mitidir – bilgin zihinler ve cahil zihinler, olgun zihinler ve toy zihinler, anlayabilen ve anlayamayan, zeki ve aptal şeklinde ikiye bölünmüş bir dünya meselidir.

Cahili özgürleştirmek için insanın kendisinin özgürleşmiş olması, yani insan zihninin gerçek gücünün bilincinde olması gerekli ve yeterlidir. Hoca cahilin yapabileceğine inanır ve onu kapasitesini kuvveden fiile çıkarmaya ikna ederse eğer, cahil o zaman hocanın bilmediği şeyi öğrenir: Eski Yöntem’de (bundan sonra kısaca böyle denecek) öğrenciyi açıklayana bağlayan kudretsizlik döngüsüne benzer bir kudret döngüsü söz konusudur burada. Ama güçler arasındaki ilişki çok özeldir. Kudretsizlik döngüsü hep mevcuttur; hatta toplumsal dünyanın, ilimle cehalet arasında görünüşteki ayrımsızlık altına saklanan gidişatıdır. Kudret döngüsüyse etkisine ancak alenileşirse kavuşur. Ama bir totoloji veya saçmalık gibi görünür olsa olsa. Bilgin hoca, bildiğini de bilmediğini de öğretebileceğini nasıl hiç anlamaz? Bu zihinsel kudret artışını kendi ilminin değerden düşüşü olarak görecektir. Cahilse kendi kendine öğrenebileceğine, hele ki bir başka cahile bir şey öğretebileceğine hayatta inanmaz. Zeka dünyasından dışlananlar dışlanma kararlarını bizzat imzalarlar. Kısacası, özgürleşme döngüsüne başlamak gerekir.

Sonra kitabın söz ettiği şeyden söz açma zamanı da gelecektir: Ne diyorsun şu Kalipso’ya? Ya acıya, bir tanrıçaya, ebedi bir bahara? Sana bunları söyleten şeyi göster bana.

Kitap, kaçış yolunun kesilmesidir. Öğrencinin hangi yoldan gideceğini bilmeyiz.

Her şey her şeydedir sözünün anlamı budur işte: kudretin totoIojisi.

Dilin bütün kudreti bir kitabın bütünlüğünde bulunur.

Düşünce düşünen tözün değil, insanlığın bir yüklemidir.

Her şey her şeydedir. Kudretin totolojisi, eşitliğin totolojisidir; insanın her eserinde zekanın parmağını arayanın totolojisi.

Kanı nedir peki? Açıklamacılara göre, yüzeysel olarak gözlemlediğimiz olgular üstüne oluşturduğumuz bir duygudur. Kanı dediğiniz, özellikle halktan insanların zayıf beyinlerinde büyür ve fenomenlerin gerçek nedenlerini bilen bilime ters düşer. İsterseniz size bilim öğretebiliriz.Cahil Hoca Jacques Ranciere

Dünyanın yasası bireyselliktir.

İnsan, bir zekanın hizmet ettiği iradedir. İrade, fikirciler ile şeyciler’in kavgasından kurtarılması gereken rasyonel güçtür. Descartesçı cogito’nun eşitliğini de işte bu anlamda belirlemek lazım.

İki temel yalan vardır: Doğruyu söylüyorum, diyen yalan ve Söyleyemem, diyen yalan.

Doğaçlama, bilindiği üzere, evrensel eğitimin kurala bağlanmış uygulamalarından biridir.

3.67/5 (3)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Sevebilirsin...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺