Beynin Sırları-Pelin Çift-Sinan Canan

Pelin Çift İle Gündem Ötesi Kitaplığının 3. Kitabı Beynin Sırları Çıktı.

Prof. Dr. Sinan Canan ile Pelin Çift’in yazdığı Pelin Çift İle Gündem Ötesi Kitaplığının üçüncü kitabı olan Beynin Sırları adlı eser kitapseverlerle buluştu.

Pelin Çift ile Gündem Ötesi programının yapımcısı ve sunucusu Pelin Çift’in Prof. Dr. Sinan Canan ile birlikte kaleme aldıkları inceleme, araştırma kitabı Beynin Sırları adlı eser beyin ile ilgili çok kapsamlı bir eser olarak karşımıza çıkıyor.

Beyin ile ilgili birçok bilginin yer aldığı Pelin Çift ve Prof. Dr. Sinan Canan’ın Beynin Sırları kitabını okurken beyin hakkında birçok bilinmeyenleri, beynin gizemlerini okuyacaksınız.

Pelin Çift ve Prof. Dr. Sinan Canan’ın Beynin Sırları kitabını Destek Yayınları etiketi ile raflarda yerini aldı.

Pelin Çift ve Prof. Dr. Sinan Canan’ın Beynin Sırları eseri Destek Yayınları tarafından 2017 yılının Ocak ayında yayımlandı. Destek Yayınları tarafından yayımlanan Pelin Çift ve Prof. Dr. Sinan Canan’ın Beynin Sırları kitabının sayfa sayısı 280 sayfadır.

İnsan bedeninin kara kutusu ‘’beyin’’ ilk kez böylesine derinlikli deşifre ediliyor…

Beyin insana dair hangi sırları barındırır?

Bilinçaltımız bizi nasıl etkiliyor?

Beyin kapasitemizin ne kadarını kullanıyoruz?

Her yaşta daha zeki olmak için ne yapmalıyız?

Her insanın beyni parmak izi gibi eşsiz mi?

Kişiliğimizi beynimiz mi belirler?

İnsanoğlu neden şiddete meyilli? Linç nasıl bir ruh hali yaratıyor?

Psikopatlar nasıl bir beyin yapısına sahip? Beyinle suça eğilim arasında bir bağlantı var mı?

Beyin büyük acılarla nasıl baş eder?

Kadın ve erkek beyni neden farklı? Âşık beyinde neler oluyor?

Yalan söylerken kendimizi nasıl ele veririz? Gözler hangi sırları açık eder?

Neden uyuyoruz? Rüya görüyoruz?

Zihnimizin gizli güçleri var mı?

Düşünce gücünü kullanmak mümkün mü?

İnançla beyin arasında nasıl bir ilişki var?

Bağımlılıktan kurtulmak neden bu kadar zor?

Beynimiz nasıl karar alıyor?

Sağlıklı bir beyin için nasıl beslenmeliyiz?

Yaşlanan beyinde neler değişir? Beynimizi sürekli genç tutabilir miyiz?

Pelin Çift ve Prof. Dr. Sinan Canan’ın Beynin Sırları kitabından alıntılar:

Varoluşa dair en büyük gizemlerden birini belki de kafamızın içinde taşıyoruz. Eşsiz ve sırlarla dolu.

Evreni, galaksileri, gezegenleri, yaşadığımız dünyayı, canlıları, rüzgarları, okyanusları, duyguları, düşünceleri idrak etmemizi sağlıyor.

Görme, duyma, koklama, konuşma ve dokunma gibi benzersiz marifetleri var.

Kim olduğumuzu da biliyor, neye inandığımızı da. Kişiliğimiz onun kıvrımlarında gizli. Vicdanımız, hislerimi, sezgilerimiz de.

Gözlerimizden dökülen yaşların sebebi de o, kahkaha ile gülmemizin de.

Öğrendiğimiz, hatırladığımız her şey, bildiklerimi de ona bağlı, unutup gittiklerimiz de.

Beyinden söz ediyorum. Beyin ile ilgili bir kitap fikri oluştuğunda, aklımıza ilk gelen isim Prof. Dr. Sincan Canan oldu. Seyircilerimizin çok yakında tanıdığı Sinan Canan, beynin anlaşılması için yaptığı çalışmalar ile takdir toplayan, bilimi her kesim için keyifli hale getirip aktaran çok başarılı bir sinirbilimci.

Beynin esas işi, duyulardan gelen verileri içsel bir işletim sistemi aracılığıyla işleyerek, çevremizdeki ve içdünyamızdaki değişiklere uyum sağlayabilmemizi mümkün kılmaktır. Yani tek kelimeyle özetlersek, beyin bir uyum sağlama cihazıdır ve bu işi çok karmaşık, henüz tam anlayamadığımız yöntemlerle sürekli olarak yapar.

Tabii beyin hücreli için ”bilgi-işlem” tarifini yapınca aklımıza hemen bilgisayarların gelmesi doğaldır. Fakat beynimiz bir bilgisayardan ibaret değildir. Çok daha farklı bir şeydir. Bir kere beyin çalıştıkça, bilgisayarlardaki donanıma benzetebileceğimiz hücresel yapısı, hücreler arasındaki bağlantıları ve veri iletim yolları sürekli değişir. Buna bilim dilinde ”sinirsel plastisite” yani değişebilme, dönüşebilme denir. Dolasıyla beyni sabit bir bilgisayar donanımı yahut yazılımı gibi düşünmek, oldukça yanlış yönlendirici bir benzetme olur. Zira onlarca yıldır bu gerçeği bilmemize rağmen, şu eski benzetme alışkanlıklarımızdan ötürü halen birçoğumuz bu hayata düşüyoruz.

Beyni anlamaya çalışan en gelişmiş aracımız yine beynin kendisidir. Yan bir varlığın ”kendi kendini anlamaya çalışması” sorunuyla karşı karşıyayız.

Beyin ve zihin hakkında bilinmesi gereken en temel konu, onun bir bilgi işlem makinesi ya da sistemi olmadığıdır. Yani beyin bir kamera yahut bir bilgisayar gibi çalışmıyor. Dış dünya dediğimiz çevreden gelen verile, duyu organları aracılığıyla özel bir elektriksel koda dönüştürülüp beyne gönderiliyor. Karanlık, kapalı bir kutunun içinde duran beyin, aldığı verilerden yola çıkarak bir ”gerçeklik” inşa ediyor. Yani duyduğumuz seslerin, gördüğünüz görüntülerin, aldığınız tatların, hissettiğiniz ağrıların hiçbiri aslında gerçek değil. Bunların hepsi beynin yorumlarından ibaret şeyler. Bu nedenle dış dünya denen şey aslında her birimizin kişisel yorumu.

Otistik ya da ”savant” dediğimiz üstün odaklanma yeteneğine sahip insanlar, inanması güç performanslar gösterebiliyor. Mesela bir bakışta yüzlerce kürdanı doğru olarak sayabilen Yağmur Adam filmindeki Raymond karakteri gibi birçok örnek var gerçek yaşamda.

3.84/5 (62)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Sevebilirsin...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺