Beyaz Kale-Orhan Pamuk

Beyaz Kale Kitabının Yazarı Kimdir, Orhan Pamuk’un Beyaz Kale Kitabını Oku, Orhan Pamuk’un Beyaz Kale Kitabının Konusu, Orhan Pamuk’un Beyaz Kale Kitabının Özeti, Orhan Pamuk’un Beyaz Kale Kitabından Sözler.

Beyaz Kale kitabı Orhan Pamuk’un üçüncü romanıdır.

Orhan Pamuk’un İletişim Yayınları tarafından yayımlanan Beyaz Kale kitabı 204 sayfadır.

Orhan Pamuk’un Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanan Beyaz Kale kitabı 152 sayfadır.

17. yüzyılda Türk korsanlarınca tutsak edilen bir Venedikli, İstanbul’a getirilir. Astronomiden, fizikten ve resimden anladığına inanan bu köle, aynı ilgileri paylaşan bir Türk tarafından satın alınır. Garip bir benzerlik vardır bu iki insan arasında. Köle sahibi, kölesinden, Venedik’i ve Batı bilimini öğrenmek ister. Bu iki kişi, efendi ile köle, birbirlerini tanımak, anlamak ve anlatmak için, Haliç’e bakan karanlık ve boş bir evde, aynı masanın iki ucuna oturur, konuşurlar. Hikâyeleri ve serüvenleri, onları veba salgınının kol gezdiği İstanbul sokaklarına, Çocuk Sultan’ın düşsel bahçelerine ve hayvanlarına, inanılmaz bir silahın yapımına, “Ben neden benim?” sorusuna götürecektir. Hikâyelerin günden geceye doğru ilerlemesiyle, gölgeler yavaş yavaş yer değiştirir.

Orhan Pamuk Beyaz Kale’de, Doğu ile Batı arasındaki benzerliklere ve farklılıklara bakarken, milli ve bireysel kimliklerimizin gerisinde yatan yapaylığı ortaya çıkartarak, iki kültürün ortak paydasını vurguluyor. Okur İstanbul manzarası eşliğinde izlediği bu yarı gerçek yarı hayal hikâyede, kendi varoluşunun özünü aramaya davet ediliyor.

17. Yüzyılda Türk korsanlarınca tutsak edilen, astronomiden, fizikten ve resimden anladığına inanan bir Venedikli köle… Aynı ilgileri paylaşan, Batı bilimini öğrenmek isteyen bir Türk efendi aralarında garip bir benzerlik bulunan bu iki insanını hikayeleri ve serüvenleri onları veba salgının kol gezdiği İstanbul sokaklarına Çocuk Sultanın düşsel dünyasına inanılmaz bir silahın yapımına, ben neden benim? Sorusuna götürecektir

Orhan Pamuk’un Beyaz Kale kitabından alıntılar:

Aynaya bakarken nasıl görünüşünü seyrediyorsa insan, kendi düşüncesinin içine bakarak da özünü seyredebilirdi.

Kehanet bir soytarılıktır ama aptalları etkilemekte güzel güzel kullanılabilir.

İnsanın, en küçük ayrıntısına kadar tanıdığı birisinin büyüsüne, korkulu bir rüyayı sever gibi kapılacağını ileri sürdüm.

Özgürleşebilmek için aramızdaki benzerliğin yanlış hatırlanan bir anı, unutulması gereken tatsız bir yanılsama olduğuna kendimi inandırmam, buna alışmam gerektiğine karar verdim.Beyaz Kale Orhan Pamuk

İyi bir hikâyenin başı masal gibi çocuksu olmalı, ortası korkulu rüya gibi korkutucu olmalı, sonu da ayrılıkla biten bir aşk hikâyesi gibi acıklı olmalıydı.

Kafalarının içinden tuhaf ve korkutucu bir kararlılıkla söz ediyordu artık: Kapağını açıp içine bakabileceğimiz sandıklardan, odanın içindeki dolaplardan söz eder gibi konuşuyordu.

2.75/5 (4)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺