Benim Adım Kırmızı-Orhan Pamuk

Benim Adım Kırmızı Romanının Yazarı Kimdir, Orhan Pamuk’un Benim Adım Kırmızı Romanını Oku, Orhan Pamuk’un Benim Adım Kırmızı Romanının Konusu, Orhan Pamuk’un Benim Adım Kırmızı Romanının Özeti, Orhan Pamuk’un Benim Adım Kırmızı Kitabından Sözler, Orhan Pamuk’un Benim Adım Kırmızı Kitabından Alıntılar, Orhan Pamuk’un Benim Adım Kırmızı Romanının İngilizce Adı Nedir, Orhan Pamuk’un Benim Adım Kırmızı Romanının Aldığı Ödüller, Orhan Pamuk’un Benim Adım Kırmızı Romanı Hakkında.

Nobel ödüllü yazarımız Orhan Pamuk’un İngilizceye My Name is Red olarak çevrilen Benim Adım Kırmızı romanı 1998 yılında yayımlanmıştır.

Orhan Pamuk’un Benim Adım Kırmızı romanı 2002 yılında Fransa’da Prix du meilleur livre étranger, İtalya’da Premio Grinzane Cavour ödüllerini kazanmıştır.

Orhan Pamuk’un Benim Adım Kırmızı romanı 2003 yılında da İrlanda’da çok prestijli bir ödül olan International IMPAC Dublin Literary Award kazanmıştır.

Orhan Pamuk’un Benim Adım Kırmızı romanı 46 farklı dile çevrilmiştir.

Orhan Pamuk’un İletişim Yayınları tarafından yayımlanan Benim Adım Kırmızı romanı 476 sayfadır.

Orhan Pamuk’un Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanan Benim Adım Kırmızı romanı 552 sayfadır.

Orhan Pamuk’un “En renkli ve iyimser romanım” dediği Benim Adım Kırmızı, yazarın dünyada şimdiye dek en çok satan romanı oldu; Fransa ve İtalya’da yılın kitabı seçildi, dünyada bir romana verilen en prestijli ödüllerin başında gelen Uluslararası IMPAC Dublin ödülünü kazandı. Eski resim sanatımız, Doğu ve Batı’nın dünyayı görme biçimleri, aşk ve ölüm hakkında unutulmaz bir tarihi roman olan bu çağdaş klasiği, ilk yayımlanışından 15 yıl sonra, yazarın sonsözü ve kapsamlı bir sanat-tarih kronolojisiyle birlikte sunuyoruz.

Benim Adım Kırmızı, hem Orhan Pamuk’un en çok dile çevrilen ve en çok hayranlık duyulan eseri hem de modern edebiyat tarihimizin dünyada en çok okunan kitabı.

Orhan Pamuk’un “en renkli ve en iyimser romanım” dediği Benim Adım Kırmızı, 1591 yılında İstanbul’da karlı dokuz kış gününde geçiyor. İki küçük oğlu birbirleriyle sürekli çatışan güzel Şeküre, dört yıldır savaştan dönmeyen kocasının yerine kendine yeni bir koca, sevgili aramaya başlayınca, o sırada babasının tek tek eve çağırdığı saray nakkaşlarını saklandığı yerden seyreder. Eve gelen usta nakkaşlar, babasının denetimi altında Osmanlı Padişahı’nın gizlice yaptırttığı bir kitap için Frenk etkisi taşıyan tehlikeli resimler yapmaktadırlar. Aralarından biri öldürülünce, Şeküre’ye âşık, teyzesinin oğlu Kara devreye girer. İstanbul’da bir vaizin etrafında toplanmış, tekkelere karşı bir çevrenin baskıları, pahalılık ve korku hüküm sürerken, geceleri bir kahvede toplanan nakkaşlar ve hattatlar sivri dilli bir meddahın anlattığı hikâyelerle eğlenirler. Herkesin kendi sesiyle konuştuğu, ölülerin, eşyaların dillendiği, ölüm, sanat, aşk, evlilik ve mutluluk üzerine bu kitap, aynı zamanda eski resim sanatının unutulmuş güzelliklerine bir ağıt.

Türk romancısı Orhan Pamuk, Avrupa’ya roman nasıl yazılır, gösteriyor. Frankfurter Allgemeine

Orhan Pamuk’un en renkli ve en iyimser romanım dediği Benim Adım Kırmızı 1591 yılında İstanbul’da karlı dokuz kış gününde geçiyor. İki küçük oğlu birbirleriyle sürekli çatışan güzel Şeküre, dört yıldır savaştan dönmeyen kocasının yerine kendine yeni bir koca, sevgili aramaya başlayınca, o sırada babasının tek tek eve çağırdığı saray nakkaşlarını saklandığı yerden seyreder. Eve gelen usta nakkaşlar, babasının denetimi altında Osmanlı Padişahı’nın gizlice yaptırdığı bir kitap için Frenk etkisi taşıyan tehlikeli resimler yapmaktadırlar. Aralarından biri öldürünce, Şeküre’ye aşık, teyzesinin oğlu Kara devreye girer. İstanbul’da bir vaizin etrafında toplanmış, tekkelere, karşı bir çevrenin baskıları, pahalılık ve korku hüküm sürerken, geceleri bir kahvede toplanan nakkaşlar ve hattatlar sivri dilli bir meddahın anlattığı hikayelerle, eğlenirler. Herkesin kendi sesiyle konuştuğu, ölülerin, eşyaların dillendiği, ölüm, sanat, aşk, evlilik ve mutluluk üzerine bu kitap, aynı zamanda eski resim sanatının unutulmuş güzelliklerine bir ağıt.

Orhan Pamuk’un Benim Adım Kırmızı romandan alıntılar:

Kitaplar insanın mutsuzluğuna teselli sandığımız bir derinlik katar yalnızca.

Bir mektup, diyeceğini yalnız yazıyla demez. Mektup, tıpkı kitap gibi koklayarak, dokunarak, elleyerek de okunur. Bu yüzden akıllı olanlar, oku bakalım, mektup ne diyor derler. Aptallar ise oku bakalım, ne yazıyor derler. Hüner yalnız yazıyı değil, mektubun tümünü okumakta.

Bildiğim; kurnazlıklara, küçük tuzaklara, hilelere başvuruyorsa, bir erkeğin hiç mi hiç aşık olmadığıdır.

Hayal kurmazsan zaman hiç geçmez.

İnsanların yüzlerine baktıkça görüyorum ki ellerine daha cinayet işleme fırsatı geçirmemiş oldukları için pek çok kişi masum zannediyor kendini.

Hayatın bir dar gömlek olduğu, zamanın ve mekanın zindanlarından çıkınca anlaşılıyor ancak. Ölüler âleminde gövdesiz bir ruh nasıl gerçek mutluluk sebebiyse, yaşayanlar arasında da en büyük mutluluğun ruhsuz bir gövde olacağını ne yazık ki kimse ölmeden anlayamıyor.

Biraz ilgi gören ve bundan başı dönen her vaiz, dinin elden gittiğini söylemeye başlar. En sağlam ekmek kapısı budur.

Bütün katiller sanıldığının aksine, inançsızlardan değil fazla inananlardan çıkar.

Hatırlamak gördüğünü bilmektir. Bilmek gördüğünü hatırlamaktır. Görmek hatırlamadan bilmektir.

Saf kalmak isteyenin yapacağı bir şey ve kaçacağı bir yer vardır her zaman.benim adim kirmizi orhan pamuk

Yüreğimin ne dediğini anlayamadığım için mutsuzum ben.

İçinizde kalbinize nakşeylediğiniz bir sevgilinin yüzü yaşıyorsa eğer, dünya hâlâ sizin evinizdir.

Bir resmin konusunda aşk varsa, resim de aşkla çizilmelidir,” dedim. “Acı varsa resimden de acı akmalıdır. Ama acı, resimdeki kişilerden ya da onların gözyaşlarından degil, resmin ilk anda gözükmez, ama hissedilir iç ahenginden çıkmalıdır.

3.96/5 (24)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺