Ben Bir Gürgen Dalıyım-Hasan Ali Toptaş

İletişim Yayıncılık Etiketi İle Hasan Ali Toptaş’ın Ben Bir Gürgen Dalıyım Kitabı Çıktı.

Hasan Ali Toptaş’ın Ben Bir Gürgen Dalıyım kitabı 2008 yılında İletişim Yayıncılık tarafından yayımlanmıştır.

İletişim Yayıncılık’tan çıkan Hasan Ali Toptaş’ın Ben Bir Gürgen Dalıyım kitabı 98 sayfadan oluşmaktadır.

Metinlerini varoluş ve yokoluş üzerine kurarak varoluşçuluğu taşraya taşımasıyla özgünlük kazanan, sade dilinden yükselen müzikle giderek hayatı yazıya, yazıyı ise büyülü bir hayata benzeten bir yazar…

Yazma serüvenini “hayatı kelime kelime genişletmek” olarak adlandıran Hasan Ali Toptaş, metinlerini birer senfoniye de dönüştürerek, dışarıyla içerinin, görünenle iç dünyanın, gerçeklikle rüyaların, somutla soyutun çarpışmasından doğan tekinsiz bir atmosfere çağırıyor okurunu. Tam bir yazı ustalığıyla, Türkçenin imkânlarını sonuna kadar zorlayarak, edebiyatın büyülü dünyasına kapılar açarak…

… ben de, neden olmasın belki uçarım diye, hemen kanat çırpmaya başladım. Daha doğrusu, ne kadar yaprağım varsa hızla açıp kapadım. Böyle yapınca, ilkin, yemyeşil bir hışırtıya boğuldum tabii. Öyle ki, ellerindeki baltalarla üzerime yürüyen adamlar bile bu hışırtıyı duyunca bir an için duraksadılar.

Derken, onların şaşkın bakışları altında, tıpkı bir kuş gibi yerden havalandım ben ve boşlukta, tıpkı bir kuş gibi uçmaya başladım.

Hasan Ali Toptaş’ın Ben Bir Gürgen Dalıyım kitabından alıntılar:

Korku Dağları Bekler

Ege toprağında gencecik bir gürgendim ben. Beşparmak Dağları’nın ardında, küçük bir düzlükle yaşardım.

Düzlüğün sonunda da, hepimizden büyük olan, ak sakallı bir meşe yaşardı.

Her şey kendi rengiyle katılıyordu.

Her şey kendi duruşuyla kanlıyordu.

Bir çiçek kokusundan nasıl tasar, diyeceksiniz belki taşına; olur mu, taşıyordu işte; görüp kokladığınız çiçeğin ötesinde düşsel bir çiçek daha gördünüz mü, taşıyordu…

Çünkü, insanların büyük bir bölümü, birçok güzelliği göremezdi.Büyük bölümü, birçok güzelliğe dokunamazdı.Onlar, birer uyurgezer gibi, geçip giderlerdi güzelliklerin yanından. Ya da, kafalarına taktıkları başka bir güzelliğin peşinden koşarken, onun uğruna, birçok güzelliği de ayaklarının altına alıp hiç farkına varmadan acımasızca ezerlerdi.

Keşke insanlar dünyayı sevmeyi öğrense!

Hayatta, sevinç kadar acı da vardı.

Ben Bir Gurgen Daliyim Hasan Ali ToptasBaşka bir deyişle, biz de acı çekiyorduk insanlar gibi, zaman zaman biz de üzülüyor, zaman zaman kendimizi tutamayıp biz de ağlıyorduk. İnsanlar gibi, kimi zaman da kaygılanıyor, düşünüyor ve korkuyorduk.

”Unutmadım,” dedi cik’ledi kuş. ”İstersen uçabilirsin!”

”Uçamam,” dedim tir tir titreyen kederli bir sesle. ”Ağaçlar uçamaz çünkü, uçamaz.”

3/5 (4)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺