Azil-Hakan Günday

Azil Kitabının Yazarı Kimdir, Hakan Günday’ın Azil Kitabının Konusu, Hakan Günday’ın Azil Romanının Özeti, Hakan Günday’ın Azil Kitabından Sözler, Hakan Günday’ın Azil Kitabından Alıntılar.

Hakan Günday’ın Doğan Kitap tarafından yayımlanan Azil romanı 216 sayfadan oluşmaktadır.

Hakan Günday’ın Azil kitabından en güzel alıntılar, sözler:

Teknoloji, insanların davranışını, ahlakını, sosyoekonomik ilişkilerini, asla geri dönülmeyecek bir biçimde değiştiriyor. Söz konusu değişim, insanlığın amacından sapmasına ve doğadışı, adsız bir türün yeşermesine neden oluyor.

İnsanlığın bin çabayla iki bin yılda yarattığı asgari ahlak, elli yılda televizyon tarafından çiğneniyor. Ve on yıldır da internet tarafından yutuluyor.

Bireyin yalnızlığı, toplum dışına çıkmasıyla sonuçlanıyor. Toplum dışına itilen (ya da bunu kendi tercih eden) birey, kendi doğrularını yaratıp onlarla yaşamaya başlıyor. Zamanla toplum ile birey arasında genişleyen ahlak farkı, ikisinin de hastalanmasının temel nedeni oluveriyor.

Hakan Günday “Azil”de içinde yaşadığımız toplumsal yapıya yönelen eleştirisini, modern insanın “hiç”leşme sorunsalını, gerçek, hayal, kâbus arasındaki geçişler ile zaman ve mekân geçişlerini, yer yer sertleşen ifadelerle öyle ustalıkla aktarıyor ki, okuyucuyu adeta tokatlıyor.

Yazdıklarıyla uçları zorlayan genç yazar Hakan Günday her ne kadar yeraltı edebiyatı yapmadığını söylese de, insanı rahatsız ve tedirgin edici, hem sisteme karşı olan hem de sistemle iç içe geçen karakterlerine ustalıkla can veriyor. Günday, ana karakteri Asil’in psişik özelliğine ve dünya algısına uygun bir dili de büyük bir beceriyle kullanıyor. Roman boyunca çok sayıda felsefi tanımlama ve tespit, ana karakterin üslubuyla sıralanıyor.

Hakan Günday’ın Doğan Kitap tarafından yayımlanan Azil romanı 216 sayfadır.

Hakan Günday’ın Azil romanından alıntılar:

Çelişki seni öldürür. Çelişki işkencedir. Çelişki buz tutmuş bir göldür. Çelişki, buz tutmuş gölün çatladığı andır. Çelişki, göldeki çatlağa saplanıp donmaya başlamandır. Çelişki, yardım istemek için açtığın ağzına dolan sudur.

Biz asla yalan söylemeyiz. Gerekirse, gerçeği değiştiririz. Söylediklerimize uysun diye!

Kuralları tanıyabilen ve onları tanımak için hiçbir deneye gereksinim duymayan bir zihne sahip olduğun, mutlak düşünceler üretirken gündelik bilgileri öğrenmekte zorluk çekeceğin, benzersiz bir akla sahipken aptallıkla suçlanarak dışlanacağın için korktun.

Meydan boştu. En azından öyle görünüyordu. Çünkü et olmayınca kurtların ortaya çıkması için bir neden yoktu.

Azınlıklar, ne etnik ne dinsel ne de renklere ilişkin olan­lardır. Yeryüzü ve dışındaki tek azınlık, yanıtlardır.

Bir insanı öldürmek, ondan nefret ettiğini düşünmenin yanında daima kusurludur. Hiçbir davranış, düşüncenin gerçek tercümesi değildir.

Zihin, çelişki karşısında birbirini parçalayan düşüncelerini ölümlerine terk etmek zorundadır ve üçüncü düşünceyi üretmelidir. Aksi takdirde karşıt düşüncelerin aynı anda yok olmasıyla boşalacak olan zihinde davranışa dönüşecek hiçbir şey kalmayacaktır. Ve davranışın gözlemlenmediği beden her anlamda felçli sayılacaktır.

İyilik, bütün iletişim araçlarında reklamı yapılan, ancak özel sektöre ait hiçbir stokta bulunmadığı için satılamayan bir üründü. O kadar.

Daima hissettiği yalnızlığın doruğunda oturuyordu.

Anımsamadığı için geçmişi, önemsemediği için geleceği yoktur.

Zihin sınırları içinde, düşüncenin duygudan başka düşmanı yoktu.

Bir tür uyuşturucu. İlk dozun bedavaya yakın bir ücreti olması gerektiğine karar verdim; Uyuşturucu satıcılarının deneyimlerine güvenerek.

Belki de hayat yanlış anlayınca güzeldi. Sadece yanlış anlayınca. Ama her şeyi.

Güneşin söndüğünü sekiz dakika sonra anlarsın. O sekiz dakika boyunca hayatın sonsuza dek süreceğini sanırsın.

Hayata karanlıktan geldiğini bilmelisin. Anavatanın karanlıktır. Karanlığın kuralları yoktur. Karanlığın tarihi yoktur. Gözlenebilen tek hareket, karanlığın dışına düşendir. Sadece karanlığın dışı kuralla­ra sahiptir. Doğumundan birkaç saat sonra gözlerini açma­nın nedeni, ışığın seni beklediğini bilmendir. Kurallar, buluşmaların gecikmesini yasaklar.

İnsan, maddeye hak ettiğinden fazla değer verdiği sürece mutsuz olacaktı.

İnsanlığın sonu, din ve devletin yaratıldığı gün gelmiştir. Aileyse, din ve devlet yaratan bireyleri yetiştirmiştir. Sadece düşünmenizi istiyorum. Bunların olmadığı bir dünyanın derhal düzensizliğe düşeceğini düşünmenizin nedenini ve ne kadar şartlandığınızı anlamanızı istiyorum. Güneşin doğudan batması kadar aykırı gelen her düşüncenin nasıl yargılandığını düşünmenizi istiyorum. Yerçekimi, düşünce değildir. Ama uçmak bir düşüncedir. Uğruna ölenlerin gerçekleştirdikleri bir düşünce.

Her şey söylenmiş olabilir, ama ben daha söylemedim. Ve eğer ben söylemediysem her şey söylenmemiştir. Çünkü kimse benim gibi söyleyemez. Çünkü ben tekim. Çünkü daha önce söylenmiş olanları benim gibi söyleyebilecek kimse yok.

Zihnin sonsuzluk hissi vermesinin nedeni, içindeki bütün düşüncelerin merkez olarak algılanabilmesidir. Hayatının değersiz olduğu düşüncesinin, zihninin merkezi olduğunu sanabilirsin ya da diğer hayatların değersiz olduğunu, zihninin merkezi olarak ilan edebilirsin. Bu inanca göre davranabilir ve yanılırsın.

Davranışa dönüşen düşünceler daima geçmişe aittir.

İnkar edilemeyecek tek gerçek, acıydı.

Duyguların, düşüncelerin en büyük düşmanı olduğunu öğrenmedikçe, duyguların, sadece birer kelimeden ibaret olduğunu anlamadıkça, onların esiri olarak kalacak.

Düşünce şeytandan, davranış tanrıdandır. Hangi düşüncenin davranışa dönüşeceğine karar verense insandır.

Aralarındaki uzaklık bir hayat kadardı.

Zihin her şeyi tüketir ve düşünce üretir.

Her şey, nereden baktığına, dolayısıyla nerede durduğuna bağlıydı ya da nerede yürüdüğüne

İki gün boyunca, araya sıkıştırılmış dört saatlik uyku dışında, Asil hep yazdı. Zihin ısısı olağanüstü yüksekti. O kadar çok bilgi, düşünce ve yetenek harcamıştı ki sandalyesinden kalkamadı.

Düşünceler, duyguların çekim alanlarına girince bükülürler.

İlişkilerin zaman içinde sıcaklığını yitirmesi doğaldır. Geçmişte özlem duymak, sadece zaman kaybıdır.

Her zihin bir patlamayla doğar, şişer ve genişlemeye devam eder. Ancak sadece bazıları mükemmel dengeye ulaşır.

İnsanlık teorisinde, zararsızlık için ilk şart, bir meslek sahibi olmaktı.

İnsanlık, sosyalleştiğinden beri, iyilikten, hayali bir mıknatıs yaratıp, tarafından çekilmeyi beklemiş, ancak çekim gücü, insanlığı bir araya getirmeye yetmemişti. Çünkü gerçek değildi.

Kurallar, karanlığın dışındaki hareketin kimlik bilgileridir. Kurallar, onların varlığını bilmeyenlere göre kader, diğerleri için pusuladır. Önce varlıklarını kabul etmen, sonrasında da onları tanıman gerekir.

Nereye gizlendikleri belli olmayan düşünceler, birer birer ortaya çıkıyor, aralarındaki neden-sonuç ilişkileri fark edilir hale geliyordu.

Vicdan kelimesi ve duygusu, sınıra yakın olmaktan kaynaklanan bir sahtelikti.

Tek başına işlenen suç bir göktaşıdır.

Zamana güven zira yaşarken asla varamayacağın yerlere seni sadece o götürür.

Kimse benim akıllı ve iyi olduğumu düşünmek zorunda değil.

Zamanı ölçmek için bir kronometreden fazlasının gerektiğini kabul ettin. Ve diğer insanlarla zaman uyuşmazlığı yaşayabileceğin gerçeğine hazırlandın.

Ve delilerin canı, diğer insanlarınkinden farklı yanardı. Onlar, yanan canlarıyla ısınırlardı.

Tanrının şeytana içini dökmesinden insan doğdu. Böylece, ışığın karanlığı delmesinden ve döllemesinden sen doğdun. Böylece sen loş oldun.

Önemli olan, Tanrı’nın bir enstrüman yaratmış olmasıdır. İnsan denen bir enstrüman. Ancak yarattığı müzik enstrümanını çalamayan bir usta gibi, Tanrı da insandan doğru sesi çıkaramamıştır. Bu yüzden Tanrı hariç bütün güçler insanı çalmış ve özellikle de şeytan en güzel melodilerini onunla bestelemiştir.azil hakan gunday

Sadece korkaklar yalan söylerdi.

Sevgi, tırmananları birbirine bağlayan bir halattı.

Vicdanı taşıracak kadar hata ve göğüs kafesini parçalayacak kadar acı.

Yanlış bir sonucu tekrar yaratmanın hiçbir geçerli nedeni olamaz. Yeniden yaratılacak olan evrenden doğru sonucu elde etmek, tek amaç olmalıdır.

Suçtan daha güçlü bir tutkal yoktur.

Tesadüf kelimesinin karşısında cehalet yazıyordu.Azil Hakan Gunday resimli alintilar

Üçboyutlu dünya zihninin aksine daralır ve davranışlarına kusurlar ekler.

Varlık nedeni sorusunun yanıtında düşünce kelimesinin yer almadığını bilmelisin. Başlangıçtaki patlama, düşünceye ait değildir.

Yer çekimi düşünce değildir. Ama uçmak bir düşüncedir. Uğruna ölenlerin gerçekleştirdikleri bir düşünce.

Ve amacın bu oldu. Yaratarak yok olmak. Son düşüncen de yok olana kadar yaratmak.

Şans oyunları dışında kalan her şey olabilir. Çünkü onlar, tesadüfün olmadığı bir evrende tesadüf açlığıyla yaratılmış düzeneklerdir. Kuralları hayatın işleyişinden farklıdır.Azil Hakan Gunday resimli sozleri

Tanrısal bilgilere göre hayat, insanın neyi bilmiyorsa onu öğrenmeye geldiği bir süreçti.

Zamanın hangi kıtasında bulunduğuna dair sorusu ölü doğmuştu, çünkü zihni, uyandığı değil, uyuduğu saatlerde uçuşuyordu.

Yaratmaktan yoksun kalmanın acı gücü.

3.41/5 (22)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Sevebilirsin...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺