Ayşe Nur Röportaj

Labirent Ay Işığı Kitabının Genç Yazarı Ayşe Nur İle Yapmış Olduğum Röportaj:

Merhabalar Ayşe Hanım Öncelikle Sizi Yakından Tanıyabilir Miyiz, Ayşe Nur Kimdir? Kendinizden Kısaca Bahsedebilir Misiniz?

Merhaba;  şu an çok heyecanlıyım. Doğrusu hiçbir zaman kendimi anlatmayı beceremedim. Koca koca romanlar yazdım, kendim hakkında üç-beş satır yazmayı beceremedim. Şimdi de nasıl başlayacağımı bilemiyorum. Klasik olsun, 21 yaşındayım. İstanbul da doğdum, burada büyüdüm. Aslen Manisa’nın Gördes ilçesindenim. Koca bir ailenin içinde büyüdüm. Baba tarafında en küçük torun, anne tarafında ise en küçüğün bir büyüğüydüm. O yüzden sanırım hep üstüne titrenilen küçük kızdım ben. Zira evde de en küçük benim. İki ablam var. Gerçi onlara abla demek için şahit gerek. Size bir sır vereyim, benim ablalarım cennetten gelen iki melek. Bunu onların dünyalar güzeli kızları da kanıtlıyor. 4 tane kız yeğenim var. İlki doğduğunda 8 yaşındaydım. Onunla teyze-yeğenden ziyade iki kardeş, iki arkadaş olduk. Öteki ikisi arasında ay farkı var, tam fırlamalar. Sonuncu bebek, O, hayatta ağlarken gülünebildiğini öğretti bana. O doğduktan kısa bir süre sonra anneannemi kaybettik. Acıyı mı, yoksa masum bir bebeğin sevincini mi yaşayalım… Anneannem, hayatımı hayat yapan kadındı. Günün birinde hayatımı kitap yapsam, başrole kendimi değil, Onu yazarım. 7 yıl önce eşini, dedemi kaybetmiştik. Dedem, benim her şeyimdi. Öyle amansız gitti ki… O ilk gün ne yaşadıysam, 7 yıl sonra bugün hala aynı acıyı yaşıyorum. İçimde koca bir boşluk var, adı ölüm…  Dedemin kaybıyla anneanneme sıkı sıkıya tutundum. Eşyalarımı topladım, onun evine taşındım. Son gününe dek onunla kaldım. Her zaman dedemin acısının, dünyada yaşayacağım en büyük acı olduğunu düşünürdüm. Öyle canım yanıyordu ki, yokluğu sızladığında.. Daha büyüğü olamazdı herhalde. Ama oluyormuş… Daha büyüğü anneannemde saklıymış. Zamanı geri alsam, onsuz geçen her günümü de onunla doldururdum…

Af edersiniz, çenem düştü. Konuşmayı severim, bir başlayınca susmanın nerede olduğunu bulamıyorum.

Şimdi soracaksınız, bu kızın annesi babası yok mu var elbet. Herkes ilk anne babasından başlar anlatmaya, ben onları anlatacak kelime bilmiyorum. Babam, dünyanın en zor işiyle baş etmeye çalışıyor. Siz kolay mı sanıyorsunuz, üç kız babası, 4 kız dedesi olmayı?

Annem… Bir düşünün, cennetten iki melek dünyaya getiren kadını. Melekten daha öte ne vardır? Ben bilmiyorum. Az evvel demiştim, onları anlatacak kelime bilmiyorum. Yeni bir alfabe gerekir bana. Bende size onları anlatabileyim.

Birde sevdiğim adam var. Peri masallarına inanır mısınız? İki çocuk dua eder ve zaman birden yıllar sonrasına akar. Çocuklar büyür ve aşk, onları kucaklar. Sevdiğim adamda, kucak dolusu mutluluğa peri masalı tozu serpiştirerek geldi hayatıma.

Bana kendinizden bahsedin dediniz, benim kendim, bir başıma üç-beş cümle etmez. Kendimi bildim bileli yazıyorum. Yaşam benim için yazmaya başladığım gün başladı. Romanlar yazdım, hikayeler; bilmem kaç tane karakter… Beni, ben yapan iki şey var. Biri kalem, öteki ailem. Ben de size kısaca onları anlattım.

Yazarlık Süreciniz Nasıl Başladı? Yazar Olmaya Sizi Teşvik Eden Oldu Mu?

Ah! Evet, oldu, olmaz mı hayatımın en güzel anısı bu çünkü ben o gün yaşamla tanıştım. Benim bir hayatım varmış, onu bulmamı bekliyormuş.

İlkokul üçüncü sınıftayken başladım yazmaya. Bir gün sınıf öğretmenimiz ne isterseniz onu yazın demişti. Bende fantastik bir hikaye yazmıştım. O günün sonunda beni yanına çağırıp, “İlerde çok iyi bir yazar olacaksın, yazmayı bırakma. Eve gidince yeni bir deftere bunun gibi hikayeler yaz.” Demişti. İlkokul öğretmenimi çok severdim. Dediğini yapmak için eve koşarak gitmiş ve hemen yazmaya başlamıştım.

Şu An Herhangi Bir Yayın Organında Yazı Yazıyor Musunuz?

Kitabımı çıkardığım yayın evinin haricinde, hayır, hiçbir yayın organında yazmıyorum.

Facebook, Twitter, Instagram Gibi Sosyal Medyaları Kullanıyor Musunuz?

Evet. Kitap sayfalarını takip edebilmek, kitaplarla ilgili haberleri alabilmek için kitabımın adıyla her sosyal ağda hesabım mevcut.

En Çok Beğendiniz Yazar Kimdir?

Düşünmeden cevap veriyorum Dostoyevski. Bazen yazdıklarımda onun kaleminin etkisini görüyorum. Bu sebeple düşünmeden dedim. Düşünürsem söylenecek çok değerli yazarlar var tabi.

Şimdiye Kadar Yayımlanmış Kaç Tane Kitabınız Var?

Henüz tek kitabım mevcut. Labirent-Ay Işığı. Seri bir kitaptır. İkincisini basıma hazırlıyoruz. Yakın zamanda sürpriz haberler vermeyi istiyorum. Önce kendime, sonra siz sevgili okurlara.

Labirent – Ay Işığı Kitabınızdan Biraz Bahsedebilir Misiniz?

Az evvel dediğim gibi kitap seri. Fantastik – gerilim türünde. Yazmaya fantastik bir hikâyeyle başlayınca, çıkardığım ilk kitapta fantastik olsun istedim.

Kitabın konusu, kapağındaki ‘’Sonsuzluk İşareti’’ üstüne kurulu. Sihirli bir ip hayal edin. O ip, 5 insanın başının üstünden geçiyor. Eğer düzen bozulur da aralarından biri uzaklaşırsa ip kopar. O ip, tıpkı kitabın kapağındaki sekiz gibi yatay. Yani sonsuzluk işareti şeklinde. Halk arasında ‘’Yatay Sekiz’’.

Birlikte büyüyen 5 arkadaş var ana karakterde. Ben onlara 5 beden, tek hayat diyorum. Ana karakterim 5 kişiden oluşuyor ama benim için ana karakter “Bir Sonsuzluk İşareti, yani Yatay Sekiz.

Aralarındaki samimiyet günün birinde kaybolmaya başlıyor ve onların toz pembe gördükleri hayat bir anda karanlığa bürünüyor. Siyahın üstünde kırmızı raks ediyor. Yeryüzü yerini, yerin altındaki Labirent şehrine bırakıyor. Ansızın Güneş doğmamaya başlıyor. Güneş’in battığı son gün, Labirent’in kapısı açılıyor ve işkencenin başa geçtiği yeni bir dünya kurulmaya çalışılıyor. (Bu arada kitap, çocuk okurlara pek hitap etmiyor)

Kitabın kısaca konusunda, o 5 kişiye Labirent’in kapısını kapatma ve yer altındaki dünyayı yeniden yeryüzüne taşıyarak, Güneş’in doğmasını sağlama görevi düşüyor.

Ay Işığı ismine gelirsek, Güneş doğmayınca Ay kalıyor gökyüzünde. 5 kişinin yolunu aydınlatan tek ışık ayın ışığı. Onun da fazla zamanı yok. Kısa süre sonra ayın ışığı da sönecek. O sönmeden Güneş’in doğması gerekiyor.

Kitapta macera da mevcut. 5 kişinin bu süreçteki macerası.

Hayranlarınıza Söylemek İstediğiniz Bir Şey Var Mı?ayser nur labirent ay isigi roportaj

Labirent benim için çok özel bir roman. 4 senede yazdım. Hayatımın büyük bir bölümünü kitabımla geçirdim. Ben Yatay Sekiz’i (5 karakteri) çok sevdim. Sizde Yatay Sekiz’i sevin. O artık size emanet.

Röportaj İçin Teşekkür Ederiz. Eklemek İstediğiniz Bir Şey Var Mı?

Asıl ben teşekkür ederim biz yazarların, sizlere her zaman ihtiyacı var iyi günler.

Genç yazar Ayşe Nur’a kitapsozler.com olarak bizler teşekkür ediyoruz. Başarılarının devamını dileriz.

Sevebilirsin...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺