Ali Boz Röportaj

Validebağ Köşkü Adlı Kitabın Yazarı Ali Boz İle Yapmış Olduğumuz Röportaj:

Merhaba Ali Bey. Öncelikle Sizi Yakından Tanıyabilir Miyiz? Kendinizden Kısaca Bahsedebilir Misiniz?

Hayatı her anlamda sorgulayan, yeteneklerini üretime döndürmekten hoşlanıp sevgiyi tüm hücrelerinde hissettiği anlarda mutlu olan, dostlarıyla, ailesiyle vakit geçirirken keyifli, yalnızlığı da seven, spora, sinemaya, güzel sanatların her alanına ilgili ve kitap okumaya bayılan, hayvanlara, doğaya düşkün biriyim.

Ali Bey; Türkiye’nin Çok Yakından Tanıdığı Şarkıcı, Söz Yazarı ve Besteci, Televizyon Fenomeni, Hatta Son Dönemde Oynadığı Futbolun ve Attığı Gollerin Bile Konuşulduğu Murat Boz’un Ağabeyisiniz. Murat Boz’un Kitaplarla Arası Nasıl? Kendisi İçin İyi Bir Kitap Kurdu Diyebilir Miyiz?

Annemiz öğretmen ve çocukluğumuzdan beri kitapların önemi büyük bizde. Her ikimiz de şunu çok iyi biliyoruz ki, bir yazar, aslında bilgisini, ruhunu, yaşantısını yarattığı karakterler üzerinden bize cömertçe sunar. Aslında o kitap, dolu dolu bir yaşantının meyvesidir ve kendi ruhumuza eklenir, bir başka değerlenir. Yaptığı zekice esprilerde, yazdığı şarkı sözlerinde, duruşunda, her halinde, çok okuduğunu görebilirsiniz.validebag kosku kitap ali boz

Ali Bey Sizin Müziğe İlginiz Ne Boyutta ve Kardeşinizle Birlikte Çalıştığınızı Duyduk, Onunla Çalışmak Eğlenceli Mi?

Şarkı sözlerine yoğunlaşabilecek yetenekteyim ama nedense bu konuda hırslarım yok. Piyasaya çıkan bir tek ilahi sistemi kendimce anlattığım ‘Büyük Resim’ şarkı sözü. ‘Aynada farklıyız, ruhta aynı. Planda hepimiz bir, bedende ayrı. Er ya da geç yolumuz aynı. Yukardan hepimiz bir, karşıdan ayrı.’

Son yıllarda daha çok soft, sözsüz müzikler dinliyorum. Mina Mazzini’den, Dalida’ya, Sting’e, Türkiye’de ise Sezen Aksu, Nilüfer ve Ajda Pekkan’a bende ekstra sayfalar açılır ama uzun zamandır onları bile dinlemiyorum. Mayıs Ayı’ndan itibaren konserlerinde ve tüm etkinliklerde kardeşimle birlikteyim. Özellikle psikolojisini, motivasyonunu yüksek tutmak için ona destek vermek benim asli görevlerimden biri. Kolay bir iş değil sahneye çıkmak, sürekli göz önünde olmak. On yılın sonunda birçok popüler sanatçı Tanrıcılık oynamaya başlıyor ama çok şükür ki kardeşim her zaman tevazu sahibi ve bir çöpçünün de bir genel müdürün de bir şarkıcının da bir milletvekilinin de, aslında herkesin eşit olduğunu, Allah’ın bu tip ışıldatan mesleklerde vererek sınadığını bilen bir olgunlukta. Bunun için ne kadar şükretsem az Yukarı’ya.

Kardeşiniz Murat Boz Çok Popüler Biri. Ünlü Kardeşi Olmak, Bir De Tabi ‘Kardeşim Benim’ Filmini İzlemek Nasıl Duygular Yarattı Sizde?

Herkes ünlü olabilir ama sevilen, insanların ailelerinden biri olarak gördüğü, yaptığı işlerle konuşulan, güvenilen biri olması ve birçok alanda onur duyulacak başarılara imza atması beni hem gururlandırıyor hem de sevindiriyor. ‘Kardeşim Benim’ film galasından sonra kutlamak için sarıldığımda bana ‘Senin sayende!’ dediğinde çok duygulanmıştım çünkü bizim için birçok ortak anımızın canlandığı ve rolüne girmesini sağlayan geçmiş anekdotlarımız oldu. Bu başarılı ve ivme kazanan oyunculukta yaşanmışlıkların payı büyük.

Yazarlık Süreciniz Nasıl Başladı? Yazar Olmaya Sizi Teşvik Eden Oldu Mu?

Çocukluğumdan beri kendimi en mutlu hissettiğim alan yazmak,  çizmek. Küçük çocuklar oyuncakçıya girmek için can atar, ben kırtasiyelerin, kitabevlerinin önünde karargâh kurardım. Edebiyat öğretmeni olmak isterken, o dönemki işletme- iktisat popülerliğinde ruhumu dinlemeden başka okullarda okudum. Üç üniversite bitirdim, hiçbiri edebiyatla ilgili değildi ama her birinin, hatta sektör olarak bambaşka alanlarda çalışmış olmanın, bir nevi kendimi geç keşfedişlerimin bile kalemime katkısı büyük, o sebepledir ki, geçmişte yer yer üzerime çöken pişmanlık bulutları zamanla dağıldı. Hayat, gerçekten andan ibaret ve yirmi yaşında kitabı çıkan biri, kırk yaşında ölmüş olabiliyor, kırkında başlayan biri belki sekseni devirecek ve hep yazacak. Yani zaman mefhumu neye göre, kime göre. Dediğiniz manada, ilk gençlik dönemlerimde teşvik eden olmadı çünkü ben kendi arkamda durmadım ama hayat bana beni uzun yıllar sonra bahşetti ve yeni projelerimin de hevesiyle en huzurlu olduğum dönemlerden geçiyorum.

Şuan Herhangi Bir Yayın Organında Yazıyor Musunuz?

Hayır. Dönem dönem ulusal dergilerde hayata dair yazılarım, dünyaca ünlü starların natal haritalarını çıkararak yaptığım, detaylı ve tamamı matematiksel verilerle dolu astroloji yazılarım, taşlarla, renklerle ilgili verdiğim bilgiler oldu ama gönlüm her zaman kitaptan yana.

Facebook, Twitter, Instagram Gibi Sosyal Medya Ağlarını Kullanıyor Musunuz?

Kullanıyorum. İnstagram hesabım: alibozali,  twitter ise bozzali.

En Çok Beğendiniz Yazarlar ve Şairler Kimlerdir?

Saymakla bitmez. Sabahattin Ali hayranıyım öncelikle. Adam Fawer, Harper Lee, Zülfü Livaneli, Dostoyevski, Stendhal, Tolstoy, İhsan Oktay Anar, Hermann Hesse, Sait Faik, öyküde genç yazarlardan Sema Kaygusuz, yeraltı edebiyatında Emrah Serbes, gerilimde Stephen King, polisiyede Ahmet Ümit, Amin Maalouf, Ayşe Kulin v.b. Şairlerde ise Can Yücel, Nazım Hikmet, Cemal Süreyya. Aklıma şu an gelmeyen, yazsam sayfalar alacak birçok yazar…

Şimdiye kadar yayımlanmış kaç eseriniz var?

İçlerinde Selçuk Yöntem, Feridun Düzağaç gibi farklı sektörlerden otuz sekiz ünlünün on dört öykümü ve sözlerini yazdığım bir şarkımı okudukları ve geliri Tesyev aracılığıyla sporcu engellilere bırakılan ‘Büyük Resim’ albümüm, Tarih Kültür Vakfı’ndan çıkan ‘Sıradışı Yazılar’ adlı kitapta beş öyküm ve son olarak ‘Validebağ Köşkü’ adlı romanım var.

Sizce Kitap Yazarken Nelere Dikkat Edilmelidir?

Editöre gitmeden bile imla hatası mümkün olduğu kadar az olmalı bana göre. Bu anlamda kimse kusura bakmasın ama çok satılan kitaplarda bile birçok hata gördükçe sektöre küsüyorum. Cümle düşüklükleri, anlam bozuklukları asla kabul edilemez ve bunların olmaması için, yani yazmak için nitelikli kitapları hatmetmiş olmak, dile, tüm dilbilgisi kurallarıyla birlikte hâkim olmak, en önemlisi de yaratıcı enerjiyi doğru kullanmak, severek, kalpten yazmak,  sıkmamak, gereksiz süslemeler içinde boğmamak, kurguyu zekice yapıp dikkatli olmak, işine saygı duymak gerekir. Bir kitaba başladığımda, henüz ilk sayfada üç, dört imla hatası gördüğüm an, özellikle ‘ -de, -da’ ayrı olması gereken yerde birleşik, birleşik olması gereken yerde ayrı yazılmışsa kopuyorum, hatta kitaplığıma bile koyasım gelmiyor.

Validebağ Köşkü Kitabınızdan Biraz Bahsedebilir Misiniz?

Birbirinden sıcak, sevimli, huysuz, değişken, dediğim dedik karakterlerim var. Keyifli, sıcak diyaloglarla dolu, sit-com tadında bir roman. Obez bir kızla, yakışıklı gencin birbirlerini kandırarak başladıkları ilişkileri çıkarlarına hizmet eden taktikleriyle evliliğe gidiyor. Balayı, reçelayı, taksit ayı derken yüzleşilen gerçekler her ikisi için de yolun sonunu hazırlıyor. Dümbük ailesi köşke dönen kızlarına kucak açacak mı?  Aşk, entrika, ihanet hangi şaşırtıcı gelişmelere sebebiyet verecek? Hepsi ve daha fazlası önsözümün son cümlesiyle birlikte cevabını bulmaya başlıyor: Sevgimi koyup yazdığım kitabı kabul ettiniz, sayfalara hoş geldiniz! Kapı da açıldı, buyrunuz.

Yeni Kitabınız Ne Zaman Çıkacak? Hayranlarınıza Buradan 2016 Yılı İçin Yeni Kitap Müjdesi Verebilir Miyiz?

Astro-psikolog Barış Özkırış’la birlikte çıkaracağımız, çok ilginç bir sorgu kitabı geliyor, post-modern felsefe tadında ama kendimizi de ti’ye aldığımız, yine mizahi üslubu önemsediğim, enteresan bir kitap. Öte yandan, Mustafa Altıoklar’la çalışmış senarist arkadaşımla birlikte güzel bir ekip kurduk ve komedi dizisi yazıyoruz.

Hayranlarınıza Söylemek İstediğiniz Bir Şey Var Mı?ali boz roportaj

Hayran değil de sevgiyi paylaştığım okuyucularım demek isterim. Ailemiz gitgide büyüyor ve ben bu durumdan çok memnunum.

Röportaj için teşekkür ederiz. Eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Ben teşekkür ederim, herkese mutlu, sağlıklı, huzurlu ve bol okumalı günler, yıllar diliyorum.

Bu güzel röportaj için www.kitapsozler.com olarak Ali Boz’a çok teşekkür ederiz.

Sevebilirsin...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺