Aldatılan Kadınlar-Mehmet Coşkundeniz

Aşk Doktoru Mehmet Coşkundeniz’in kaleme aldığı ve 33 kadının hikayesinin bulunduğu Aldatılan Kadınlar Hiç Aldatılmadıysanız Bu Kitap İçinize Şüphe Düşürecek kitabı 2009 yılında Neden Kitap Yayınevi’nden çıktı.

Neden Kitap yayınları tarafından yayımlanan Mehmet Coşkundeniz’in Aldatılan Kadınlar kitabı 300 sayfadır.

Bugüne kadar hep aldatanların hikâyesini okuduk. İhanetin diğer tarafı; yani en çok yara alan, en çok acı çeken, en çok kırılanları ise bu hikâyelerin figüranlarıydı…

Şimdi sıra onlarda…

Aldatılan kadınlar; yaşadıkları o korkunç anları, içine düştükleri o karanlık günleri şimdi bu satırlarda sizlerle paylaşıyor. Mehmet Coşkundeniz’in usta kaleminden kimi zaman evlilikleri, kimi zaman onca emek verdikleri ilişkileri ve daha da önemlisi karşı cinse duydukları güvenleri sarsılan 33 kadının hikâyesidir. Okurken bu kadar da olmaz diyecek, ilişkilere olan inancınızı bir kez daha gözden geçireceksiniz.

… Karısının intihar etmesine anlam veremiyordu. Oysa çok mutlulardı, birbirlerini çok seviyorlardı. Karısının bir günlüğü vardı ve onu açıp okumaya başladığında gerçeği anladı. Günlükteki satırlar, aldatılan bir kadının neler yapabileceğini gösteriyordu…

… Yaren’in herkesin imreneceği bir evliliği vardı. İç sıkıntısıyla başlayan şüpheler onu korkunç gerçekle yüzleştirdi. Eşinin sürekli sakladığı cep telefonunu ele geçirip görüntülü mesajlara baktığında gördüklerine inanamadı. Eşi, ihanetini kameraya çekmişti…

… Üniversitede tanıştığı Sedat’la evlenmeye karar veren Bengü, nikâhının kıyılacağı gün şok üzerine şok yaşadı. Yediği darbelerle hayata küstü; ama Oğuz sayesinde toparlandı. Hayatından silmek istediği acı olaylarla bir gün yeniden karşılaştı. Bu kez her şey çok farklıydı.

Mehmet Coşkundeniz’in Aldatılan Kadınlar kitabından alıntılar:

İhanet acısını bir kez yaşamış olanların, hayata, insanlara, aşka, ilişkilere bakış açıları tamamen değişir. Kişinin sadece başkalarına olan güveni değil, kendine duyduğu güven de kaybolur. İhanetin yarattığı travmayı atlatmak hiç kolay değildir. İnsan o noktadan sonra hayatının sonuna kadar taşıyacağı bir yara ile yaşamaya alışmaya çalışır. Kimisi de tüm bunlarla karşılaşmamak için ihanetle yüzleşmez ve aldatılsa da bunu görmezden, bilmezden gelir. Bu kitapta, uğradıkları ihanetle yüzleşebilmiş kadınların gerçek öykülerini okuyacaksınız.

Kadınların erkeklerden farklı bir düşence tarzları var. Birçok kadın kendisini aldatan eşinin ihanetini kolaylıkla ortaya çıkarabiliyor. Çünkü erkekler aldatma işine girdikleri zaman kadınlar gibi detaycı düşünemiyor ve mutlaka bir açık veriyor. Daha önce ‘’Aldatan Kadınlar Anlatıyor’’ kitabını yazarken, aradaki bu farkın nasıl bir şey olduğunu çok iyi anladım. Kadın aldatırken her şeyi en ince ayrıntısıyla düşünüp planlarken; erkek, ihanetin içine, neler olabileceğini pek de düşünmeden giriyor.

Erkeklerin; düşünmeden, fütursuzca eşlerini, sevgililerini aldatabilmelerinin altında toplumun kadına ve erkeğe biçtiği roller yatıyor. Kadın aldattığı takdirde toplum tarafından dışlanabiliyor. Erkek ise çapkınlığıyla bazen el üstünde bile tutulabiliyor. Ancak erkeğin bu kadar rahat aldatabilmesi, aldatılan kişinin yaşadığı acıyı hafifletmiyor ne yazık ki…

Daha önce POSTA Gazetesinde yazı dizisi olarak yayınladığım bu kitaptaki öykülerin kahramanları içimizden birileri. Belki komşunuz, belki okul arkadaşınız. Gerçek kimlikleri bende saklı… Hepsi, eşlerine sevgililerine güvendi. İlişkiye başlarken belki hiç­bir zaman ihaneti akıllarına getirmediler. Ama karşılaştılar… Kitaptaki her öykü, sizi ihanete uğramış kadınların iç dünyasına taşıyacak. Siz de aldatılanlardan biriyseniz, belki onları anlayacaksınız. Hiç aldatılmadıysanız, bu kitap içinize şüphe sokacak. Ben sadece gerçeği yazdım. Görebilmeniz için, ihanetin nasıl kötü bir şey olduğunu anlayabilmeniz için… Mehmet Coşkundeniz

İhanetin Adı Ölüm

Karısının intihar etmesine anlam veremiyordu. Oysa çok mutlulardı, birbirlerini çok seviyorlardı. Karısının bir günlüğü vardı ve onu açıp okumaya başladığında gerçeği anladı. Günlükteki satırlar, aldatılan bir kadının neler yapabileceğini gösteriyordu.

Kaçıncı uykusuz gecesiydi bu hatırlamıyordu. Her akşam yatağın sol tarafındaki komodinin alttaki çekmecesini açıyor, içindeki defteri çıkarıp eline alıyor ve saatlerce öylece kalıyordu. Kapağını bir türlü açmamıştı. Korkuyordu karşılaşacağı gerçeklerden. Karısı, en mutlu oldukları zamanda intihar etmişti. Bir akşam işten geldiğinde yatakta uzanır halde bulduğu karısının yanağına öpücük kondurduğunda buz gibi bir tenle karşılaşmıştı. Dehşete düşmüştü, komodinin üzerindeki ilaç şişesini gördüğünde ölüm gerçeğiyle yüz yüze geldi. Sonrası formalite… Polisler… Soruşturma… ‘’İntihar’’ denilerek kapatılan dosya… Karısının neden intihar ettiğine dair en küçük bir fikri bile yoktu ve asıl bu onu delirtiyordu. Daha o günün sabahında karısı onu işe yolcu ederken, ‘’Seni dünyadaki her şeyden daha çok seviyorum’’ demişti. O da ‘’Ben seni daha çok… Sen benim hayat ışığımsın’’ diye cevap vermişti.

7 yıllık evlilikleri boyunca yüksek sesle bir tek kez bile kavga etmemişlerdi, öyleyse neden kıymıştı canına? Kocasını hiç mi düşünmemişti? Şimdi o ne yapacaktı? Nasıl direnecekti hayatın zorluklarına? Kolu, kanadı kırılmış gibi hissediyordu. İçindeki acının asla bitmeyeceğini, karısını hep özleyeceğini biliyordu.

Bembeyaz bir evlilik

Gözleri kan çanağıydı. İçkisinden bir yudum daha aldı ve gözlerini kapattı. ‘’Affet karıcığım beni ama bu günlüğü okumazsam delireceğim. Sana verdiğim sözü tutamadığım için affet beni” dedi. Evlilikleri boyunca karısının günlük tuttuğunu biliyordu ve bir tek kez bile açıp bakmamıştı. Şimdi buna ihtiyacı vardı. İntiharın sebebini açıklayabilecek küçük bir ipucu bulabilirdi belki. Günlüğün kapağını açtı ve ilk sayfadaki yazıya göz attı. Aldatilan kadinlar Mehmet CoskundenizYazmayı severdi karısı. Gün gün tutulan ve insanların yaptıklarını, yaşadıklarını anlattıkları bir günlük gibi değildi bu. Evet, yaşanmış olaylar da vardı ama daha çok karısının duyguları yansıtılmıştı satırlara. İlk sayfada evlendikleri günle ilgili yazdıkları vardı mesela… ‘’Kendimi bir kraliçe gibi hissediyorum’’ yazmıştı düğün günleri için. Gülümsedi, çok güzel bir düğünleri olmuştu. Bembeyaz çiçeklerle süslü bir bahçede evlenmişlerdi. Davetiyeye beyaz kıyafet mecburidir’ yazmışlardı. Düğüne katılan herkes beyaz giymişti. Hatta karısı nikah memuruna da beyaz cübbe yaptıralım’’ demiş, O da “Abartma istersen artık’’ diye cevap vermişti…

3.5/5 (2)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺