Ağrı’nın Derinliği–Ece Temelkuran

Ece Temelkuran’ın Ağrı’nın Derinliği Kitabını Oku, Ece Temelkuran’ın Ağrı’nın Derinliği Kitabının Konusu, Ece Temelkuran’ın Ağrı’nın Derinliği Kitap Sözler, Ece Temelkuran’ın Ağrı’nın Derinliği Kitap Alıntılar.

Ece Temelkuran’ın Ağrı’nın Derinliği kitabı Everest Yayınları tarafından yayımlanmıştır. Everest Yayınları etiketi ile çıkan Ece Temelkuran’ın Ağrı’nın Derinliği kitabı 322 sayfadan oluşmaktadır.

Ece Temelkuran’ın Ağrı’nın Derinliği kitabından alıntılar, sözler:

Yanıma oturdu. Önce davet edilmeyi bekledi elbette. Ama galiba gecenin sonunun bu olacağını, o boş sandalyeye üzerindeki kirli, mavi önlüğe domates çekirdekleri yapışmış garsonun oturacağını, yavaş yavaş geleceğini, ama sonunda hızlı konuşmaya dalınacağını herkes biliyordu.

Konuşur konuşmaz duraklamaya başladır. Söyleyeceklerini söylememekten korkup sözcüklerin tam ortasında nefessiz kalan insanlara dokunmak gerekir gibi gelir bana. Dinlemeyeceklerinden o kadar korkarsın ki gırtlağın acır, bilirim. Dokunursam geçecek gibi gelir. Dokundum ben de koluna, o da konuştu.

Oxford’ta bir kebapçının ”Türkiye’de yükselen milliyetçiliğin” konuşulduğu masasında ”doktoralı abileri” vardı. Bu sebepten muhakkak, sözlerini mutfakta hazırlayıp gelmişti. Oysa ülkesinden uzak olanlar, geride bırakarak o ülkeye ait ayrıcalıkları, kederli bir düşkünlükle eşitlenirler. Tanışıktırlar. Bu yüzden bir giriş yapmadı, soru da beklemedi. ”Ben,” dedi kesik kesik, ”şöyle düşünüyorum.”

Ece Temelkuran, Ermeni ve Türk milliyetçiliklerine yakından bakarken, toplumların ”biz”lerini kurma aşamasında neleri, nasıl dışarıda bırakmış olabileceklerini anlatıyor.

Her kitabında ”ötede duranları” yakına getirmeyi amaçlayan yazar, bu kez de Ermeni meselesi gibi ”çekinceli” bir konuyu odağına alıyor.

Bir yolculuk eğer gerçekten bir yolculuk ise yolcunun sorduğu sorulara cevap vermez. İyi bir yolculuk, yolcunun sorularını değiştirir.

Türkiye’nin dört bir yanından ışıklar görünür. Van’da sarı tütünlü filtresiz sigarasını yakar biri, İran’ın ışıklarına karşı. Urfa’da biri, Suriye ışıklarına bakarak paketler karşıya geçireceği bayram hediyelerini. Hakkâri’de bir çocuk yüksek bir tepeye çıksa koşarak, ‘Welcome To Kurdistan’ yazısını görebilir ve İzmir’de bir kadın rakı kadehi elinde efkâr gönderir ‘denize dökülüp’ karşı kıyıya geçenlere, geçemeyip ruhları Ege Denizi’nde yüzenlere… Ama hepsi, ertesi gün kendisine bu kadar yakın o memleketlerle ilgili öfkeli ve uzak manşetler okur gazetelerde. Çünkü üç tarafı denizle, beş tarafı kederle çevrilidir bu toprağın. Belki gidenler kalanlardan kalabalıktır; muhakkak ölenler yaşayanlardan… Çünkü en yakınımızdakileri uzaklara itmek üzerinedir yan yana yaşama geleneğimiz.Agrinin Derinligi Ece Temelkuran

Biz her gece ışıklarını gördüklerimize bir kere bile bakmamaya alışmışız. En yakınımızdakilerdir bizim en uzak komşularımız.

Bu kitap ne sadece Ermenilere ne de sadece Türkleredir. Ağrının Derinliği evsiz kalmanın, evinden uzak düşmenin acısını bilen, tahmin edebilen herkese yazılmıştır.

Aidiyetimizin bize ezberlettiklerinin ötesinde bir ”biz” olabilir mi? İçine hapsolmadığımız, dışına atılmadığımız bir ”ev”, bir ”biz” kurulabilir mi?

2.77/5 (22)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Sevebilirsin...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺