Acımak-Reşat Nuri Güntekin

Türk Edebiyatının En Önemli Romanlarından; Acımak

Acımak romanı her öğretmenin kesinlikle okuması gereken bir eser. Severek okuyacağınız türden bir eser olan Acımak romanı okurken aşk, nefret, özlem, sevgi gibi birçok duyguyu barındıran bir eser.

Acımak Romanının Yazarı Kimdir?

Acımak kitabının yazarı edebiyatımızın ünlü hikaye, roman, öykü yazarlarından Reşat Nuri Güntekin’in bir eseridir. Reşat Nuri Güntekin’in Acımak romanı ilk kez 1928 yılında yayımlanmıştır.

Reşat Nuri Güntekin’in Acımak Kitabı Kaç Sayfadır?

İnkılap Kitabevi tarafından yayımlanan Reşat Nuri Güntekin’in Acımak romanı 160 sayfadan oluşmaktadır.

Reşat Nuri Güntekin’in Acımak Romanının Konusu Nedir?

Reşat Nuri Güntekin’in Acımak kitabının konusunda; Küçük yaşta yaşadığı kötü olaylar sonucunda acıma duygusunu kaybeden bir öğretmenin babasının ölümü üzerine babasının günlüğünü okuduktan sonra acımayı öğrenmesini anlatılmaktadır.

Reşat Nuri Güntekin 1928 yılında yayınlanan bu eserinde; çalışkan başarılı fakat zaaf gösterenlere karşı acımasız olan Zehra Öğretmen ile babası Mürşit’in bakış açılarından dramatik yaşam öykülerini anlatıyor.

Yazar, cumhuriyet öncesinde yeni mezun, idealist genç bir mülkiyelinin iş ve sosyal yaşamdaki çatışmalarını ve uyumsuz ilişkilerini anlatırken, dönemin memuriyet yaşamına, köhne yapısına ait önemli ipuçları da veriyor. Şehirden kasabalara sürüklenirken, ardında birer birer ilkelerini de bırakan genç adam hatalı bir evlilikle korkunç bir sona doğru sürükleniyor.

Acı ve sefaletle dolu ortamdan tesadüfle sadece kızı Zehra’yı kurtarabiliyor. Acımak; aile içi ilişkileri ve sorumluluklarını, adeta ders verir gibi gözler önüne seriyor.

Reşat Nuri Güntekin’in Acımak kitabından alıntılar:

Kasabanızda Zehra Hanım isminde bir başmuallim varmış… Hangi mektepte olduğunu bir yere kaydettim ama bir türlü bulamıyorum. Mebus Şerif Halil Bey, cüzdanını, yelek ceplerini karıştırıyordu. Maarif müdürü gülerek: Zahmet etmeyin efendim, malum, dedi. Zehra Hanım, vilayetin en maruf bir simasıdır.

Anlıyorum ki zaman zaman bana en büyük menfaatlerimi, hayatımı ihmal ettiren ruh hamlelerime rağmen ben zayıf bir adamım.

Hayat benim için asıl bugünden itibaren başlıyor. Geçen bir sene esnasında kırılıp sakatlanan umdelerime tam bir sadakat göstermek artık kendi elimde.

Aşkı şiirlerde, romanlarda olduğu gibi bir parlak yaz gecesinin mehtabında başlayıp sabahında biten bir rüya addedenlerden değildim.

Uğranılan haksızlıklara ve hakaretlere koyun gibi tahammül etmemek insanlığın başlangıcıdır evlat.

İnsanlar hiçbir vakit ıstırap çektikleri zamandaki kadar güzel olmuyorlar.

Siz ancak romanlarda tesadüf edilebilecek ideal bir kahramandan bahsediyor gibisiniz. İnsan olsun da hiçbir zaafı olmasın!

Evet dünyada tam saadet olmuyor. Ne olurdu şu yaldızlı diplomayı annemin çamaşır yıkamaktan çatlamış, şişmiş zavallı ellerine verebilseydim?

Ben saadeti ikiye ayırırım. Başkalarından alınan saadet, başkalarına verilen saadet. Benim için hakiki saadet başkalarına verilen saadettir.

Bütün boş vakitlerini kasabanın kenarından geçen derenin kenarındaki söğütler altında kitap okumakla geçirirdi.

Bunun için acımak, birbirimizin feryadını, iniltisini duyabilmek de lazım!

Zehra birkaç gün sonra Anadolu’daki mektebe döndü. Genç muallimenin artık hiçbir eksiği kalmamıştı. Acımayı öğrenmişti.

Memleketin ancak okuyup yazmakla kurtulacağına inananlardanım.

2.94/5 (17)

Sizlere Daha İyi Hizmet Vermek İçin Lütfen Oylama Yapınız.

0 1 2 3 4 5

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Yorumlarınızı Bekliyoruz. ☺